Page 10 - ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ
P. 10

giz manzarasına çeviriyordum. Hayallerimin çok ötesinde bir
            şehirdi burası. İlk bakışta aşk dedikleri bu olmalıydı!

               Otobüsümüz  Üsküdar  sırtlarından  Boğaziçi  Köprüsü’ne
            doğru ağır ağır ilerlerken ben büyülenmiş kalmıştım. Elimden

            uçup gidecek bir sinema sahnesi gibi daha çok bakmak ve
            bu manzarayı içime sindirmek istiyordum. Köprünün üstün-
            deyken ta uzaklara, sisler içindeki Marmara’ya, oradan Kız
            Kulesi’ne baktım. Denizin iki koldan sardığı tarihî yarıma-

            danın bir kartal gagası gibi suya uzanan yamaçlarının koyu
            yeşil manzarası, binaların arasından narin bir kalem gibi sıy-
            rılıp gökyüzüne ulaşan Galata Kulesi, tarihî bilgilerimin bana

            Süleymaniye dediği narin minareli cami, yeşil çınar ağaçları-
            nın arasına birer inci tanesi gibi serpilmiş Topkapı Sarayı, sağ
            tarafta denizin duvarlarını öptüğü Dolmabahçe Sarayı...

               Sarhoş gibiydim. Ak köpükler saçarak giden gemiler,

            kayıklar, şilepler... Denizin üzerinde dans eden martılar... Eski
            bir kartpostal cana gelmiş de ışık oyunları yaparak beni kan-
            dırıyormuş gibi... Her şeyden, dünyadan, doğup büyüdüğüm
            memleketimden, beni karşılayacak olan büyükbabamdan, her

            şeyden elimi ayağımı çektim. Şu anda benim için tek bir şey
            vardı: İstanbul!

               Otobüs yolculuğu boyunca içimde büyüttüğüm korku-
            larım, heyecanlarım, hüzünlerim silinip gitmişti. Kendimi

            cennette sanıyordum. Bu kadar güzellik içinde kötülüklerin



            12
   5   6   7   8   9   10   11   12   13