Page 8 - ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ
P. 8

– İlk kez mi gidiyorsun?

               – Evet, ilk kez. Okumak için.

               – Hayırlı olsun.

               Şoförün uykusunu dağıttığımı düşünerek yerime döndüm.
            Heyecanım hat safhadaydı. İstanbul’u gözümün önüne getir-

            meye çalışıyor, başarılı olamıyordum. Büyüklüğü, kalabalıklığı
            benim havsalamın alamayacağı kadardı.

               Anneannem öldükten sonra büyükbabam İstanbul’da tek
            başına yaşıyordu. Ne dayımlara ne de bize gelmeyi kabul
            etmişti. O da benim gibi özgürlüğüne düşkün biri olmalıy-

            dı. Astsubay emeklisiydi. Asker olması, özgürlüğünden taviz
            vermemesini gerektiriyordu sanırım. Fazla tanımazdım onu.
            Ömrüm boyunca birlikte olduğumuz zamanlar bir elin par-
            maklarını geçmezdi. Hatırımda kaldığına göre sert, disiplinli
            ve titiz bir adamdı. Yalnız yaşıyor olması annemi hep üzerdi.
            Benim İstanbul’da okuyacak olmama, en çok da babacığı bir
            can yoldaşına kavuştuğu için seviniyordu.


               Evet, büyükbabamın evinde kalacaktım. Hayalini  kurdu-
            ğum, türlü eğlencelerin, haşarılıkların, özgürlüklerin beşiği
            olan yurtlardan mahrum olacaktım. Ama ne anneme ne de
            babama söz geçirebilmiştim. Annem, babasına bir arkadaş
            bulmanın; babam, yurtlara para ödemek zorunda kalmama-

            nın sevincini yaşıyordu. Karar verildi. Büyükbabamdan davet
            alındı. Özgürlüğümün bir parçası böylece elimden kaçtı. Bunu



            10
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13