Page 42 - KRAL SET 3 - TURKCE (OGRENCI)
P. 42
OKUMA - ANLAMA
T.3.3.2. Noktalama işaretlerine dikkat ederek okur./ T.3.3.3. Vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek okur./
DİNLE TEMA METNİ T.3.1.12. Dinleme stratejilerini uygular. / T.3.3.16. Okuduğu metinle ilgili soruları cevaplar.
SELİN HASTA OLDU
Selin sabah ter içinde uyandı. Boğazı çok ağrıyordu.
Okula gitmek için kalktı ve hazırlanmaya başladı. Kah-
valtıya oturdu. İştahı olmadığı için yemek yiyemiyordu.
Annesine ”Anneciğim, kendimi iyi hissetmiyorum,
boğazım da çok ağrıyor, bugün okula gitmesem olur
mu?” dedi. Annesi yanına geldi. “Senin ateşin de var,
üzerini değiştir, yatağına yat, ben öğretmenine haber
veririm.” dedi. Selin odasına giderek yatağına yattı.
Annesi elinde bir bardak sütle odasına girdi, “Sü-
tünü iç, babanı aradım, birazdan gelecek, doktora
gideriz.” dedi. Selin sütün yarısını bile içemedi, boğazı
ağrıyor, yutkunamıyordu. Uyuyakalmıştı. Birazdan
annesi ve babası içeri girdi, babası ateşine bakarken uyandı. Babası “Benim güzel kızım hasta-
lanmış mı, ben onu hemen doktora götürürüm. Haydi kalk annen üzerini değiştirsin çıkalım.”
dedi. Üzerini değiştirip, annesinin elinden tutarak arabaya bindi, birlikte hastaneye gittiler.
Hastaneye varınca önce sıra aldılar. Önlerinde beş kişi vardı, beklemeye başladılar. Sıra
onlara geldiğinde babasının elinden tuttu ve doktorun odasına girdiler. Doktor ona bakarak
“Bu güzel kızın yüzü neden gülmüyor, hıım hasta mı olmuş, gel otur bakalım şuraya, neyin
varmış bir bakalım.” dedi. Selin sedyeye oturdu. Doktor önce odasındaki hemşireye ateşini
ölçtürdü, sonra tahta bir çubukla boğazına baktı, stetoskop ile sırtını dinledi, kulağına ve
gözlerine baktı. Sonra da babasına dönerek “Bademcikleri şişmiş ve üşütmüşe benziyor, birde
kan verin, kanına bakalım.”dedi. Selin kan vermekten biraz korktu ve babasına sarıldı. Doktor
onun babasına sarıldığını görünce gülerek “Fatma Hemşire işinin uzmanıdır, onun koluna
dokunduğunu bile anlamayacaksın.” dedi. Gerçekten de öyleymiş, Fatma Hemşire “Eveet,
tamamdır, bunu alın laboratuvara götürün.” dediğinde Selin ne olduğunu bile anlamamıştı.
Alınan kanı laboratuvara götürdüler. Laborant “Yarım saate çıkar, karşıdaki banklarda oturun,
ben size haber veririm.” dedi. Banka oturdular, Selin, babasının omzuna kafasını koydu. Tam
uyuyacakken laborant seslendi, “Bu kâğıdı alın doktorunuzun yanına gidin.” dedi. Doktorun
odasına geçtiler. Doktor sonuçları inceledi ve “Düşündüğüm gibi kanında da mikrop var,
ateşini düşürmek için iki ilaç ve bir de vitamin yazacağım. Bir kaç gün de istirahat yazıyorum.
Evde dinlensin. Kendine dikkat etmelisin, geçmiş olsun.” dedi.
Doktora teşekkür ederek hastaneden ayrıldılar. Eczaneye gidip ilaçları aldılar. Eve gel-
diklerinde annesi “Bir tabak çorba içsin, sonra ilaçlarını vereyim, dinlensin, iki güne bir şeyi
kalmaz benim güzel kızımın.” dedi.
Abdullah COŞKUN
(Bu kitap için yazılmıştır.)
41 Türkçe - 3

