Page 7 - Kral Eğitim Seti Türkçe
P. 7
OKUMA - ANLAMA
T.2.3.2. Noktalama işaretlerine dikkat ederek okur./ T.2.3.3. Vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek
İZLE TEMA METNİ okur./ T.2.3.14. Okuduğu metinle ilgili soruları cevaplar./ T.2.1.8. Dinleme stratejilerini uygular.
DEDEMİN OYUNCAKLARI
Furkan yaz tatilinde dedesinin yanına köye gitmişti. Dedesi Karadeniz’de deniz
kıyısında bir kasabada yaşıyordu. Geçimini balıkçılık yaparak sağlıyordu. Her gün
sabah namazından sonra kıyıdaki kulübesine giderdi. Önce ağlarını kontrol eder,
yırtık yerlerini onarırdı. Sonra da takasına atlar, denize açılırdı. Dönüşte kasa kasa
balıkla dönerdi. Sonra balıkları oğlunun işlettiği balıkçı tezgâhına getirip bırakırdı.
Eve döndüğünde kahvaltı yapar ve dinlenirdi.
Furkan, dedesinin öğleden sonra omzuna aldığı balta ve beline bağladığı
halatla kasabanın üst tarafında bulunan ormana doğru yürüdüğünü gördü. Koşarak
dedesine nereye gittiğini sordu. Dedesi de fındık bahçesine gittiğini söyledi. Dede-
sinden izin aldı ve onunla birlikte bahçeye gitmek üzere yürümeye başladı. Bahçede
küçük bir kulübe vardı. Dedesi halatla bağlayarak sırtına aldığı bir kütüğü kulübenin
önündeki tezgâha bıraktı. Furkan merak içindeydi. Dedem ne yapacak bu kütüğü,
diye düşündü. Dedesine dönerek, “Dede bununla ne yapacaksın?” diye sordu. De-
desi, “Dayının gelecek ay bebeği olacak, bebek için beşik yapacağım.” dedi. Furkan
daha da meraklandı. Dedesine “Dede sen beşik yapmayı biliyor musun?” dedi. De-
desi “Dayının da, annenin de çocukken uyudukları beşikleri ben yaptım, hatta senin
için de bir tane yapmıştım, baban götüremeyeceklerini söyledi ve onu Erkan abin
kullandı.” dedi. Dedesi, onunla konuşurken ağacı yontmaya başlamıştı bile. Sonra
birden Furkan’a dönerek, “Gel, bak sana ne göstereceğim.” dedi ve onu kulübenin
içine götürdü. Furkan hayretle etrafa bakıyordu, ağaçtan arabalar, bisikletler, evler,
hatta oyuncak bebekler bile vardı. Dedesine dönerek,“Bunların hepsini sen mi yaptın
dede?” diye sordu. Dedesi, “Evet ben yaptım, bak bu annenin en sevdiği oyuncak
eviydi, bu da dayının kışın kar yağınca kaydığı kızağı.” dedi. Furkan’a dönerek, “Kır-
mamak şartıyla hepsiyle oynayabilirsin.” dedi.
Furkan kulübenin içinde kendini oyuncakçı dükkânındaymış gibi hissediyor-
du. Önce tahta bisiklete, sonra kızağa biniyor, ağaçtan yapılmış düdüğü öttürüyor,
kalkanı sırtına takıp hedef tahtasına ok atıyordu, akşam olduğunda dedesi, “Artık
eve gitmeliyiz, bizi yemeğe beklerler, yarın yine geliriz, oynarsın.” dedi.
Dedesi, Furkan’a çocukluğunu da anlattı. Bu oyuncakların birçoğunu ço-
cukken arkadaşlarıyla oynamak için yaptıklarını, sonraları ise hobi olarak yapmaya
başladığını söyledi. Onların çocukluğu da oyuncakları da bizimkilerden farklıymış.
Abdullah Coşkun
(Bu kitap için yazılmıştır.)
çe - 2
ürk
7 T Türkçe - 2

