Page 11 - 9786051741918
P. 11

Muhammed Resulüllah


              7. Resulüllah’a karşı yukarıdaki görevleri eksiksiz yapabilmek
           için Hz. Muhammed (s.a.v.)’i doğru anlamalıdır. O, bizim gibi
           bir insan ve Allah’ın elçisi olduğu için örnek alınabilir, izinden
           gidilebilir. O’nu yüceltmek için insanüstü özellikler atfetmeye
           gerek yoktur. O’nun “Resulüllah/Allah’ın elçisi” oluşu, yüce-
           liğini belirtmeye yeter. Çünkü bu bütün rütbelerin üstündedir.
           Bu sebeple Peygamber Efendimiz, Medine döneminde devletin
           başkanı olduğu hâlde “devlet başkanlığı” unvanını hiç kullan-
           mamış, hep “Resulüllah” unvanını kullanmıştır. Bu durum
           Kur’an-ı Kerim’de açık ve kesin bir şekilde şöyle anlatılır: “De ki:
           Ben de sizin gibi bir insanım/beşerim. Ancak bana vahyolunuyor…”
                                                                   1
           Peygamber Efendimizin Allah’ın elçisi olduğunu ispatlamaya da
           mucize olarak Kur’an-ı Kerim yeter.

              Hz. Peygamber’i doğru anlamak için onun siyeri ile ilgili
           rivayetlerin doğru ve gerçek olanlarını belirlemek gerekir. Bu-
           nun için bu rivayetlerin, Kur’an-ı Kerim, sahih sünnet, tarih,
           kronoloji ve o günkü sosyal hayatla bir sağlamasını yapmak,
           teyidini bulmak gerekiyor. Bu kitabı hazırlarken gücümüz ye-
           tiğince buna uymaya çalıştık.
              Resulüllah’ı doğru anlamak için Kur’an sûrelerinin yıl yıl
           iniş sırasını bilmek gerekir. Buna dikkat edilmezse büyük ha-
           talar yapılabilmektedir. Siyer kitaplarında birçok örneğini bu-
           labileceğimiz bu gibi hatalara düşmemek için sûrelerin nüzul/
           iniş sırasını bilmeye ihtiyaç vardır. Bu sebeple kitabın sonuna
           sûrelerin nüzul sırasının yıllara göre bir listesini de koydum.
              İnanan kimseler, yukarıda sayılan görevlerini hakkıyla yapa-
           bilmek için Peygamber Efendimiz’i çok iyi anlamalı ve tanımalı
           demiştik. Bu anlama ve tanıma, onun sadece siyerini bilip kavra-


           1  Kehf  sûresi, 18/110;  Fussılet  sûresi,  41/6. Ayrıca  bk.  Âl-i İmran  sûresi:
              3/164; Nahl sûresi: 16/43; İsrâ sûresi: 17/93; Enbiya sûresi: 21/7, 107;
              Furkân sûresi: 25/7; Ahzâb sûresi: 33/21, 40.

                                                                  13
   6   7   8   9   10   11   12   13