Page 21 -
P. 21

Test - 6                                                      3B         YENİ NESİL


                                                                                                 (Çözümleme)  SORULAR



           1.
                     Huneyn Harbi, Mekke fethinden sonra olmuştu. Burada elde edilen ganimetleri Allah Rasulü (s.a.v.), daha zi-
                  yade gönüllerini İslâm’a ısındırmak istediği insanlara vermişti. Bunların çoğu, kavim ve kabileler arasında söz sa-
                  hibi, dedikleri dinlenen insanlardı. Ganimetler dağıtılırken Allah Rasûlü (s.a.v.), daha ziyade Mekkelileri gözetiyor-
                  muş  gibi algılandı çünkü ganimetlerin çoğunu onlar arasında dağıtmış, bazı şahıslara hususiyet arzedecek şekilde
                  paylar vermişti. Ancak bu taksim, Ensar’dan bilhassa gençleri biraz rahatsız etmişti. Bu ise, bir fitne başlangıcıy-
                  dı. Eğer bu fitne, durdurulamazsa, önü alınamaz bir yangın haline gelebilirdi.
                     Sa’d b. Ubâde, bu durumu derhal Allah Rasûlü’ne (s.a.v.) bildirdi. Allah Rasulü (s.a.v.), hemen Ensar’ın bir yer-
                  de toplanmasını ve aralarına başka kimsenin de alınmamasını emretti. Ensar toplandı ve Allah Rasûlü (s.a.v.), on-
                  lara şu hutbeyi irad buyurdu:
                     “Ey Ensar topluluğu! Duydum ki, gönlünüzde bana karşı bir kırgınlık hasıl olmuş...”
                     Evet, Allah Rasûlü’nün (s.a.v.) bu ilk cümlesi, kalplerinde burkuntu olanlara müthiş bir tesir icra etmişti. Der-
                  hâl herkeste bir toparlanma oldu ve gözler Rasûlullah’a (s.a.v.) yöneldi.
                     “Ben geldiğimde, siz dalâlet içinde değil miydiniz? Allah, benimle sizi hidayete erdirmedi mi?” “Ben geldiğim-
                  de, siz fakr u zarûret içinde kıvranmıyor muydunuz? Allah, benim vesilemle sizi zenginleştirmedi mi?” “Ben geldi-
                  ğimde siz, birbirinizle düşman değil miydiniz? Allah, benimle sizin kalplerinizi telif etmedi mi?”
                     Efendimiz (s.a.v.), her cümle ve soruyu bitirdikçe Ensar’dan topluca şu ses yükseliyordu: “Evet, evet, minnet
                  Allah’a ve Rasulü’nedir!..”
                     "Ey Ensar topluluğu! Müslüman olmalarını istediğim bazı kişilere bir miktar dünyalık verdiğim için, kalben gü-
                  cendi iseniz; herkes evine, deveyle, koyunla dönerken, siz evlerinize Rasûlullah’la dönmek istemez misiniz? Nef-
                  sim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, insanların hepsi bir vadiye, Ensar da başka bir vâdiye gitse, ben
                  hiç tereddüt etmeden Ensar’ın gittiği tarafa giderim. Eğer hicret meselesi olmasaydı, ben Ensar’dan biri olma-
                  yı ne kadar arzu ederdim. Ey Allah'ım! Ensar’ı, çocuklarını ve torunlarını sen koru!” (Buhârî, Menâkıbü’l-Ensâr, 1-2)
                     Bu sözler karşısında ağlamayan tek fert kalmamıştı. Herkes, hıçkıra hıçkıra ağlıyor ve güçleri yettiği kadar da
                  “Allah ve Rasulü bize yeter. Biz başka şey istemiyoruz.” diye haykırıyorlardı.


               Allah Rasulü’nün (s.a.v.) şu kısa ve özlü konuşması, muhtemel bir fitneyi anında bastırması ve dinleyenlerin kalbini
               bir kat daha kazanması, öyle müthiş bir hâdisedir ki; bunu aşağıda verilen, Allah’ın peygamberlerine verdiği hangi
               özelliği ile izah edebiliriz? (D.6.1.2)
               A) Peygamberlerin “tebliğ” sıfatı gereği Allah’tan aldıkları emirleri insanlara iletmeleri
               B) Peygamberlerin kendilerine bahşedilen akıl ve zekânın (fetanet) gücüyle söz söyleyip problem çözmeleri
               C) Peygamberlerin insanların güvenini kazanması icin “emanet” sıfatına sahip olması
               D) Peygamberlerin her türlü günahtan “ismet” sıfatı ile korunmuş olması





           2.  Peygamberler Allah’tan aldıkları mesajları olduğu gibi insanlara bildirirler. Kullara manevi açıdan yol gösterirler. Onlara
               ahireti, cenneti ve cehennemi, hesap gününü hatırlatırlar. Peygamberler, iyiliklerin ve kötülüklerin ahirette karşılığını
               muhakkak bulacağı konusunda insanları uyarırlar.

               Bu tutumları ile peygamberler, içinde yaşadıkları toplumlarda;
                 I.  İyilikleri teşvik etme,
                II.  Adalet duygusunu yerleştirme,
                III.  Kötülüklerden sakındırma
               amaçlarından hangilerini hedeflemişlerdir? (D.6.1.2)

               A)  Yalnız I            B) I ve II                    C) II ve III                 D) I, II ve III



           Ünite 1                          21 21                      6. SINIF           DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ
   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26