Page 21 - BIR MIKROBUN GUNLUGUNDEN
P. 21
24 Bir Mikrobun ünlü ünden
na kötü kötü bakt›klar›ndan anlad›m. Henüz onlarla
tan›flmad›m. Neme laz›m, zaptiye gibi her yeri kuflat-
m›fllar. Durup dururken bafl›ma bir ifl ç›karmalar›ndan
korkuyorum. Alyuvarlar sakin fleyler. Kendi hâllerin-
de ifllerini yap›yorlar. ‹çleri oksijenle dolu. Onlardan
ayr›lmamaya karar verdim.
‹nce ba¤›rsaklardan emilen besinler kana kar›fl›r
kar›flmaz vücudun her yan›na yay›ld›lar. Bu iflleri kan
yap›yor elbette... Bütün hücrelere besinleri götürdü.
Orada yanan besinlerden ç›kan art›k maddeleri topla-
d›, gerisin geriye döndük.
K›lcal damarlar, daha genifl olan toplardamarlara
kan› ak›tt›klar›nda ben de oradayd›m. Öteden beri se-
yahat etmeyi severim. Toplardamarlardaki kan uzun
bir yolculuktan sonra, küçük o¤lan›n boflluklar›nda
duran böbreklere geldi. Böbrekler t›pk› bir süzgeç gi-
bi gelen kan› süzdü. Hücrelerden al›nan zehirli mad-
deler havuzcuklarda birikti. Oradan hemen az ilerdeki
dar bir kanaldan afla¤› do¤ru akt›lar. Ben, kan›n için-
den ayr›lmad›m. E¤er o zehirli maddelere kar›fl›rsam
d›flar› at›laca¤›m› biliyorum. Çünkü o maddeler ince
borulardan geçip bir torbada birikiyor, sonra da d›flar›
at›l›yormufl. ‹yi ki ö¤renmiflim. Yoksa nereye gittikleri-
ni merak eder, pefllerine tak›l›rd›m.

