Page 8 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 8
Çılgın Dedemin Zaman Makinesi
çekmişti. Üniversite s›nav›nda elde ettiği üstün başar›, ona
burslu okuma imkân› sağlam›şt›. Bu genç adam, hocas› Akif
Yurttanç›kmaz’›n baş koyduğu büyük işlerin hep yan›nda ol-
muş ve bir an bile onu yaln›z b›rakmam›şt›.
Dedemin ve asistan› Orhan Karamanoğlu’nun geçmiş za-
mana yapacaklar› gezi kesinlik kazan›nca bizim eve bir vel-
vele düştü. Bilge halam dedemin sağl›ğ›ndan endişe ettiği
4
için onun sonu bilinmeyen bir maceraya at›lmas›na karş›
ç›k›yordu.
— Bu ç›lg›nl›k! diyordu sinirden eli ayağ›na dolaşarak.
Fakat dedem duymazdan geliyordu onu. Birkaç cephede
birden savaşmaktan yorulmuştu çünkü. Bilim çevrelerine ve
gazetecilere ayr› ayr› dert anlatm›ş, yetkililerden uçuş izni
almak için akla karay› seçmişti. Dünyada olanlarla yetinme-
ye al›şm›ş bir kad›na laf anlatmaya hiç niyeti yoktu.
Bununla birlikte halam her çareye başvuruyor, dede-
min geziye ç›kmas›na engel olmaya çal›ş›yordu. Bir gün be-
ni karş›s›na alarak:
— Yavuzcuğum, dedi. Babam seni k›ramaz, sen onun bi-
ricik evlad›n›n yadigâr›s›n, gitme dersen, gitmez.
— Gitmez mi gerçekten?
— Vallahi gitmez. Hele boynunu eğer, en mahzun hâlini
tak›n›rsan dünyada gitmez.
(4) velvele: Gürültü, patırtı.
8

