Page 5 - 9789753810456
P. 5
İMANIN TARİHÇESİ
İnsanın dünyaya ayak bastığı ilk andan bu yana onun
her adım atışında imanı, iman ihtiyacının izlerini görme mek
imkânsızdır.
Çeşitli devirlerde çıkarlar, imanı saptırmış da olsalar hiçbir
bilim adamı inkâr edemez ki; iman insanda en az içgüdü kadar
derin bir yapı çizgisidir.
Toplumlar, en ilkel örneğinden en yeni çağına kadar imanla
dengelenebilmektedir.
Geçen yüzyılda batı dünyasındaki sert maddeci ve ateist
rüzgârlar tüm toplumları ve uygarlığı yok edecek noktaya gel-
mişken, batıyı bu felaketlerden yine dinî inanç ları kurtarmıştır.
Yine, batı sosyologları ve psikologlarının incelemele rine göre
inançları alıp götüren ateist ve maddeci akım lar, böyle dinî bir
dirençle karşılaşmasalardı, insanların, son yüzyılda geçirilen
3 savaştan sonra % 80’i çıldırmış olacak ve uygarlık çökecekti.
En iyimser rakamlarla: insanların % 30’unun inanç sızlıktan
doğan psikolojik sapmalarla, ruhi denge sınırla rında titreyip
durdukları kabul edilmektedir.
Dekart (1596-1650) Batı’da hurafeleri ayıklayıp inançları
berraklığa ulaştırmasa belki de Batı bu mater yalist akımı
karşılayamazdı.
Batının, özellikle Amerika’nın dinsel inançlarını ko ruyarak
çöküntüden kurtulmalarında modern fiziğin usta ları çok olumlu

