Page 6 - 9789753811866
P. 6
8 GERÇEK ÂL‹M, GERÇEK ÂfiIK HALÛK NURBAK‹
yim... Büyük bir hayranl›k içindeyim... Uzaktan uza¤a takip ediyor ama
yaklafl›p bir fley sormaya güç yetiremiyorum...
A
‹
K
Ç
E
Ü
C
G
M
A
K
A
R
D
Z
I
‹
L
.
Ü
.
Y YAZILARDAK‹ ÇEK‹M GÜCÜ... .
Hocam›n yaz›lar›nda ayr› bir çekim gücünün varl›¤›n› okuyanlar çok iyi
bilirler... Sizi bir yerinizden yakalar, aç›k b›rakt›¤›n›z bir kap›n›zdan girer
ve gönlünüze nüfûz eder... Art›k nak›fl nak›fl, nokta nokta ifllenirsiniz...
n
k
e
a
t
n
s
i
ö
n
y
u
g
“
l
d
d
ü
e
m
›
Yapman›z gereken fley sâdece “gönülden istek duyman›z”d›r.
z
”
Ayn› konuyu baflka kimselerden okumufl da olsan›z hocam›n kalemin-
den ç›kan yaz› size yeni duygular, yeni s›cakl›klar tafl›yacakt›r... Bunu yaz-
d›¤› yerlerin sorumlular› da iyi bilirler.
k
z
H Her konu O’nun lîsan›nda yeni bir canl›l›k, yeni bir dirilifl kazan›r... .
e
n
a
,
l
i
a
y
y
fl
k
i
r
n
›
c
a
.
n
›
i
a
.
b
r
o
r
i
u
n
l
k
b
O
u
n
i
’
n
n
›
n
i
d
e
d
l
i
l
r
e
n
a
›
r
s
î
Okudu¤unuzu veya bildi¤inizi zannetti¤iniz bir konuyu O’nun kaleminden,
dilinden yeniden al›r, alg›lars›n›z... ‹flte o zaman kuru ve ölü olan bilgini-
zin can bulan bir feyz atefli içinde gönlünüzde yer buldu¤unu hissedersi-
niz... Söz ve yaz›lar›nda ‹lâhî kerem ve lütfa u¤rad›¤›n›n ne kadar aç›k bir
iflâretidir bu!..
‹
.
.
Z
E
L
Ç
‹
‹
E
D
N
R
Y
E
B BEYAZLAR ‹Ç‹NDE B‹R ‹STANBUL GÜZEL‹... .
A
A
L
Z
U
B
N
L
Ü
G
A
R
‹
B
T
S
‹
Aradan y›llar geçti...
Hocam ise ‹stanbul’u mekân tutmufltu... Bir Cumartesi gününde eflim
Meral han›m ile birlikte Sirkeci’deyiz... Dergiye gitmek istiyoruz... Bir-
denbire beyazlar içinde bir “‹stanbul Güzeli”ni görüyoruz. ‹flte diyorum,
dünyan›n tan›d›¤› “ilim adam›” Dr. Halûk Nurbâki hoca bu... Tâkip ediyo-
ruz hocam›... Târifi imkâns›z bir heyecan içerisindeyiz. O duruyor biz du-
ruyoruz, yürüyor biz de yürüyoruz...
Tan›nm›fll›ktan, flöhretten hiçbir emâre yok üzerinde...
Sâde ve yal›n... ‹çinden geldi¤i gibi davran›yor...
Üst geçitte sat›c›lara bak›yor... ‹flportac›lar› büyük bir dikkat ile inceli-
yor... Elektronik eflyalara, çakmaklara bak›yor... Bir tarafta büyük bir flöh-
ret ve ilimde zirvelik... Di¤er yanda ise tüm çocuksu güzelli¤i ve merak›y-
la iflportac›lar› tâkip... Hayat›n iki yan›n› usta bir mâhâretle mezcedifl...
... Ve sonra bizi b›rakt›¤› gün gibi yine beyazlar içinde gözümüz önün-
den kaybolufl...
Ard›ndan bakakal›yoruz...

