Page 7 -
P. 7
OKUMA - ANLAMA
T.3.3.2. Noktalama işaretlerine dikkat ederek okur./ T.3.3.3. Vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek
DİNLE TEMA METNİ okur. / T.3.3.16. Okuduğu metinle ilgili soruları cevaplar./ T.3.3.13. Okuduklarını ana hatlarıyla anlatır.
MÜHENDİS KARINCA
Sevimli karınca Çıtır, yemyeşil bir ormanda, rengâ-
renk çiçeklerin arasında ailesiyle birlikte yaşıyormuş.
Ormanın tam ortasından akan dere de, ormana ayrı
bir ışıltı katıyormuş. Dereden su içmek, suyla oynamak,
suyun içindeki balıkları seyretmek çok zevkliymiş. Ama de-
renin karıncalar ve diğer bazı hayvanlar için yaşattığı bazı zorluklar da varmış. Derenin bir
tarafından diğer tarafına geçmek, oradan yuvalarına yiyecek taşımak, karıncalar için çok zor
oluyormuş. Bu nedenle karıncalar, sadece kendi bölgelerinde geziniyor ve buradaki yiyecekleri
yuvalarına taşıyorlarmış. Ama minik karınca, karşı tarafı da merak ediyormuş. Kendi kendine
“Karşıya güvenle geçebileceğimiz, bir köprü olsa keşke!” diye düşünüyormuş. Bir gün, bu
fikrini arkadaşlarıyla da paylaşmış:
“Sevgili arkadaşlarım! Çok güzel bir ormanda yaşıyoruz. Ancak derenin diğer tarafına geç-
mek bizim için çok zor oluyor. İki tarafı birbirine bağlayan bir köprü yapsak ne güzel olurdu!
Böylece diğer taraftan bu tarafa geçmek isteyen başka hayvanların da işini kolaylaştırırız. Siz
bu konuda ne dersiniz?”
Arkadaşlarının hepsinin çok hoşuna gitmiş bu fikir! “O zaman bana yardım etmelisiniz.”
demiş minik karınca. “Öncelikle ormandan çalı çırpı ve irili ufaklı taşlar toplamalıyız. Sonra
bunları derenin kenarına taşımalıyız. Haydi iş bölümü yapalım!” diye devam etmiş.
Yapılacak işleri duyan arkadaşları, birbirlerine bakmaya başlamışlar. “Ben zaten uçuyorum,
uçarak karşı tarafa çok rahat geçebiliyorum; aslında, ormanda bir köprü olmasa da olur!”
demiş minik serçe. “Köprü fikri çok güzel ama benim acilen toplamam gereken fındık, fıstıklar
var. Bu iş için ayıracak zamanım yok! Ben de karşıya zıplayarak geçebiliyorum zaten!” diye
eklemiş küçük sincap. Ve diğerleri de çeşitli mazeretler sunarak köprü yapımında çalışmak
istemediklerini söylemişler. Ama karınca, vazgeçmemiş, hemen çalışmaya başlamış. Boyun-
dan büyük çalı çırpıları derenin kenarına tek başına taşımış, suyun içindeki taşlardan destek
alarak yükselmiş ve odun parçalarını birbirine ekleyerek âdeta bir mühendis gibi çalışmış,
zorluklar karşısında yılmamış.
Günler sonra hayalindeki köprünün yapımını bitirmiş. Artık istediği zaman karşıya geçebi-
liyor, ormanın karşı tarafını da gezebiliyor, oradan istediği yiyeceği yuvasına taşıyabiliyormuş.
Köprüden geçerken de diğer arkadaşlarına el sallıyormuş. Sevimli karıncanın bu azmi ve ka-
rarlılığı karşısında arkadaşları çok mahcup olmuşlar. Ve bundan sonra ihtiyacı olduğu zaman
karıncaya yardım edeceklerine söz vermişler.
Derya YÖNEY
Diyanet Çocuk Dergisi
7 Türkçe - 3

