Page 14 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 14
Çılgın Dedemin Zaman Makinesi
Orhan ağabey, kumanda kolunun alt›ndaki mavi düğme-
nin ters yöne doğru çevrilmiş olduğunu fark edince, dedem
bunun halam›n baş›n›n alt›ndan ç›kt›ğ›n› anlamakta gecikme-
di. Yerinden kalkt› ve beni eliyle koymuş gibi buldu.
Korkudan bay›lmak üzereydim. Dedemin bütün öfkesi-
ni tek baş›ma karş›lamak zorunda kald›ğ›m için halama öf-
keliydim. Fakat şu anda yap›lacak hiçbir şey yoktu. Olan
olmuştu ve dedem kulağ›mdan tutmuş, kabine doğru götürü-
yordu beni. Korkudan yüzüne bakam›yordum.
Birden hiç beklemediğim bir şey oldu. Dedem bir kah-
kaha att› ve s›k›ca boynuma sar›ld›:
— Sayende geçmişe değil, geleceğe gidiyoruz evlat! Bu-
nu başard›n! Nas›l olduysa oldu, ama başard›n. Hiç hesapta
olmad›ğ› hâlde geleceği görme şans› yakalad›k.
O an› size nas›l anlatay›m bilmem ki… Sanki omuzlar›ma
binen tonlarca yük kalkm›ş da kuş gibi hafiflemiştim.
B›raksalar Ertuğrul’dan daha h›zl› uçabilirdim.
‹şte Ertuğrul’u geleceğe uçurmak konusundaki üstün
başar›m›n (!) ard›ndan dedemin ikinci asistanl›ğ›na terfi et-
tim. Art›k zaman makinesinin ikinci kaptan› veya süvarisi
diyebilirsiniz bana. Çünkü Ertuğrul, ben olmadan asla hava-
lanmayacak bundan böyle… Profesör Akif Yurttanç›kmaz’›n
kesin emridir bu.
Böylece geleceğin Ankaras›na gitmiştik. Başlar› bulutla-
ra değen gökdelenlerin aras›ndan geçerken nas›l hayretler
14

