Page 17 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 17
Tarihe Yolculuklar Başlıyor
Yolculuğa ç›kacağ›m›z gün kar yağ›yordu. Rüzgâr olduk-
ça sertti ve dondurucu bir hava vard›. Bu yüzden bizi uğur-
lamaya gelenlerin say›s› bir elin parmaklar›n› geçmiyordu.
— Uçuş için haz›r›z! dedi Orhan ağabey.
Dedem son kontrolleri yapt› ve başparmağ›n› havaya
kald›rarak onaylad›. Ertuğrul önce homurdand›, titredi ve
sonra yavaşça yükseldi. Cabbar’›n arkam›zdan serptiği su,
beyaz kar tabakas›n›n üstünde renksiz bir iz b›rakt›ktan
sonra yavaş yavaş gözden kayboldu.
Bilge halam›n sallad›ğ› mendili göremez olunca koltuğu-
ma yasland›m ve bir tarih kitab›n› kar›şt›rmaya başlad›m.
— Uzun bir yolculuk olacak, dedi dedem.
— Hangi zaman dilimine gidiyoruz?
— Gidince görürsün evlat.
— Fakat dedeciğim…
— Staj›n› tamamlay›p tamamlamad›ğ›n› öğrenmek hak-
k›md›r, öyle değil mi?
Diyecek söz bulamad›m. Dedem, benim Ertuğrul
hakk›ndaki bilgilerimi s›namak istiyordu. Veliaht› olarak
6
benim iyi yetişmiş bir eleman olmam için çabalad›ğ›n› anla-
mak zor değildi.
Gerçekten uzun bir yolculuk oldu. Hem yorgunluk, hem
de uykusuzluk bizi perişan etmişti. Ertuğrul’un indiği yer,
(6) veliaht: Bir kimsenin, öldükten sonra yerine geçecek yak›n›.
17

