Page 25 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 25
Sultan Alparslan’ın Karargâhında
Ordumu ‹sfahan’da k›şlatacağ›m. Atlar›m› Hemedan’da
sulayacağ›m.
Yiğitlerim! Bu meydan okuyuşa vereceğiniz cevab› bili-
yorum. Bundan zerre kadar kuşkum yoktur! Biz ne kadar az
olursak olal›m, onlar ne kadar çok olurlarsa olsunlar, bütün
Müslümanlar›n minberlerde bizim için dua ettikleri şu saatte
düşman üzerine at›lmak istiyorum. Sizin karş›n›za beyaz ur-
bamla ç›kt›m. Bu benim kefenimdir! Savaş meydan›nda şehit
düşersem oraya gömün beni. Oğlum Melikşah’›n etraf›nda
toplan›n ve kan›m› yerde komay›n. Zafer kazan›ncaya ka-
dar dövüşün.”
Konuşmas› bitmişti. Askerin içinde dalga dalga yay›lan
bir bağl›l›k yemini uğultular hâlinde arş-› âlâya yükseldi.
12
Sultan Alparslan o andan itibaren bir askerdi ve ordu-
sunun önünde savaşacakt›. Yay›n› omuzlad› ve at›n›n baş›n›
düşmana çevirdi. Bir ok gibi ileri at›ld›. Arkas›ndan binlerce
yiğit tek yürek, tek bilek olarak yürüdü.
Malazgirt Ovas› “Allah Allah” nidalar›yla inliyordu. Ya-
man bir savaş olacakt›. Atlar›n toynaklar›ndan eşinen yer,
koyu bir toz bulutu hâlinde havaya yükseliyor, bu bulutun
içinden k›l›ç sesleri, yiğit naralar›, at kişnemeleri duyulu-
yordu.
Kalbim küt küt atarak dedemi dürttüm. Kendinden geç-
miş bir hâlde savaş› seyrediyordu.
(12) arş-› âlâ: Göğün en yüksek kat›.
25

