Page 7 - 9786259895239
P. 7
BİR ŞEFTALİ BİN ŞEFTALİ
Her neyse durum buydu. Şimdi bu konuları geçelim.
Zira bunların bizim öykümüzle pek alakası yok.
İki tane şeftali ağacı bu bahçede yetişmişlerdi. Biri
diğerinden daha küçük ve gençti. Bu iki ağacın yaprakları
ve çiçekleri birbirlerine o kadar çok benziyorlardı ki onları
her gören, aynı cins olduklarını hemen anlardı.
Ağaçlarda birer tahta parçası asılı olsun. Arapça olarak
Ve in yekad yazsın.
Büyük olan ağaç aşılıydı. Her sene iri, pespembe ve
güzel şeftaliler verirdi. Öyle ki yumruktan büyük olur, ele
avuca sığmaz, insanlar yemeye kıyamazlardı… Bahçıvan,
büyük ağacı yabancı bir mühendisin kendi memleketin-
den getirdiği bir dalla aşıladığını söylemişti. Elbette ki bu
kadar çok para harcanan bir şeftali ağacının meyveleri
de çok kıymetliydi.
Her iki ağaca da nazar değmesin diye “Ve in Yekâd”
duası yazılı birer tahta parçası asmışlardı. Küçük şeftali
ağacı her sene bine yakın çiçek açıyor ama tek bir şef-
tali vermiyordu. Ya çiçekleri dökülüyor ya da şeftalileri
olgunlaşamadan kuruyordu. Bahçıvan, küçük ağaç için
elinden gelen her şeyi yapıyordu ama küçük şeftali ağacı
için hiçbir şey değişmiyordu. Yıllarca yaprak verdi, dallan-
dı ve uzadı ama ilaç niyetine bile bir tek şeftali vermedi.
6

