Page 12 - 9786259895260
P. 12
JULES VERNE
ÇAVUŞ MARTIAL VE YEĞENİ
Üç coğrafyacı, 12 Ağustos’ta yola çıkmaya karar verdi.
Bu tarih, tam da yağmur mevsiminin ortasına rastlıyordu.
11 Ağustos akşamı başka iki yolcu da gelip Ciudad-
Bolivar’da bir otele indiler. Akşam sekize doğru aralarında
konuşuyorlardı. Odanın Alameda Caddesi’ne bakan penceresi
açıktı ve içeriye serin bir yel doluyordu. İki yolcudan genç
olanı ayaktaydı ve ötekiyle Fransızca konuşuyordu.
Bu iki Fransız kimdir? Nereden geliyorlar? Buraya geliş
sebepleri ne? Niçin amca, yeğen oyunu oynamak zorunda
hissediyorlar kendilerini? Orinoko’ya giden gemiye binmekteki
amaçları ne? Bu büyük ırmağın neresine kadar gidecekler? Bu
soruların cevabını şimdilik bilmiyoruz. İleride bu soruların
cevaplarını birlikte göreceğiz. Aralarındaki konuşmalara
bakılırsa şu sonuçları çıkarmak mümkündür:
Bu iki Fransız, Fransa’nın Nantes kentinden geliyorlar.
Bunu biliyoruz. Ama aralarındaki ilişkiyi anlamak biraz zor.
Bir de şu adını sık sık andıkları, hatırladıkça üzüldükleri
Albay Kermor kimdir? Neyin nesidir?
Delikanlı ancak on altı, on yedi yaşında olmalı. Yaşına
göre oldukça sağlam yapılı birisi. Yüz çizgileri biraz sertti
ama düşüncelere dalıp gittiği zaman oldukça hüzünlü görü-
nüyordu. Güneşten yanmış yüzü pespembe, sağlıklı bir genç.
Amca dediği çavuş, altmışına merdiven dayamış biriydi.
Uzun yıllar orduya hizmet etmiş bir askerdi. Emekliye ay-
rıldıktan sonra Albay Kermor’un yanında çalıştığı anlaşılı-
yordu. 1870-1871 felaketine son veren İkinci İmparatorluk
Savaşı’nda, Albay Kermor’un hayatını kurtarmıştı. Eski
komutanlarının emrinden çıkmayan, şımarık çocuklarının
12

