Page 14 - 9789753810456
P. 14
16 TEK NUR
Kum zerrelerinin moleküllerinden çıkan binbir titre şim,
binlerce müzisyenin inşa ettiği ilâhi bir senfoni gibi evrene
yayılır durur. O su zerresi binbir maytabın renk şehrâyini gibi
minik dünyalardan ilâhi niyazlar yayar ve atomların ilâhi sema
sadaları başları döndürür. İşte o şef faf gölge ve parıltılı nokta-
nın gerçeği bizlere; ışık, raks ve müzik ziyafetidir. Ve biz tüm
bunlardan habersiz başımızı havaya kaldırıp, yıldızları nokta
gibi seyrederken; yüzü müze çarpan havadaki moleküllerin
müzik şölenlerinden habersiz, evren hakkında hüccet çıkarıp
Tanrı hakkında karar vereceğiz, öyle mi? Ve bunu yaparken
bilgiç sana cağız kendimizi... Veyl...
Böyle bir kör döğüşünde gerçek akıl çatlar. Bilim adamları
böylelerinin yanında saçını başını yolar.
2. EVRENİ GÖZLERKEN
Âlemlerin yüce yaratıcısı, evrenlerin muhteşem ahen gini
sonsuz küçüklerde ve sonsuz büyüklerde gizlemiştir. Her an
ayrı şeenlerde birbirinden güzel tecelli yansı maları aynı ahen-
1
gin bitmez güzelliğini devam ettirir du rur. Sanki sonsuz sayıda
elektronik beyinler, evrenin her noktasında Allah’ın emrini
erişilmez bir ahenkle yansıt maya memurdur. Ne zekânın, ne
dehânın sınırlarına sığ mayan bu sonsuz güzellik, gayb âleminin
gizliliği içinde rakseder durur.
Allah’ın tarifi imkânsız san’atı, evrenin her noktasın dan
bitmez bir coşku ile açılır. Sonra esrarengiz güzelliği içinde
dürülür gizlenir.
1. ŞEEN: İlâhî kudretin farklı tecelli fazları.

