Page 15 - 9789753810456
P. 15

TEK NUR                          17


            Bu  sonsuz  san’atın  güzelliği,  evrenin  en  yüce  varlığı
          Fahr-i Kâinat Efendimizin gözünde ve gönlünde seyredi lebilir.
          O lütfen öncülük etmedikçe Allah ne bilinir, ne sey redilir.

            Bu idrak, bir nasip meselesidir. Evrenin bu erişilmez san’at
          tablosu karşısında Allah’ı görmeyen kör, sağır ve dilsizdir.
          Düşünce, bilinç merkezleri dağlanmış, kalbi gü zelliğe, san’ata
          kapanmıştır.




            3.  BİLİM ALLAH’I ARAMAK AKIL İSE İMAN
               ETMEKTİR

            Allah evrenleri yarattı. Kendi güzelliğini seyreden var-
          lıklara, kendini zikretmeleri (anma) ve kullukları için em retti
          ve kendini gizledi.
            Ona ilim ve akıl verdi, yüce yaradanı kendi bilinci içinde
          bulup inanmasını istedi.
            O öyle gizlendi ki; insana insandan yakın, fikre fikir den
          uzak.

            Hâlbuki O isteseydi O’na bakanların gözü kamaşmaz, mest
          ve hayran seyrederlerdi.
            Çünkü O varlığının şiddetinden gaiptir.

            O ötelerin ötesinde, mavera ve mekânların ötesinde dir.
          Fakat mesafelerin bittiği yerde O’nun sırrı başlar. O, öyle bir
          varlıktır ki; O’na ait her söz, O’nun varlığının ger çeğinin zan-
          nıdır. O’nun yüce varlığı ancak hissedilir, ya şanır.

            Ne var ki akıl, onun cazibesinde fizik, biyoloji, mate matik
          meş’alelerinin ışığında O’nun kaçınılmaz varlığını bulur inanır.
   10   11   12   13   14   15