Page 8 - 9789753818315
P. 8
ORUÇ İBADETİ
b
ç
r
u
a
:
m
o
z
O Oruç bozma: ‹ftar vakti gelmeden bilerek bir fley yiyip
içmek ve oruca ayk›r› iflleri yapmak demektir. Oruç boz-
man›n bir k›sm›, yaln›z kazay›; bir k›sm› da hem kaza,
hem kefareti gerektirir.
k
u
c
u
n
s
›
:
a
a
z
O Orucun kazas›: Tutulmayan ramazan orucunun veya
r
bozulan orucun yerine ramazan ay›n›n d›fl›nda gününe
gün oruç tutmaya, orucun kazas› denir.
e
f
â
f
k
r
i
t
e
(
k
e
â
f
r
r
u
:
i
c
)
u
e
t
n
O Orucun kefâreti (keffâreti): Sözlükte kefâret (keffâ-
ret), günah ve hatalar› örtücü, telâfi edici çeflitli davran›fl-
lar anlam›ndad›r. Orucun kefâreti, bir mazereti bulunmak-
s›z›n ramazan orucunu kasten bozan kimsenin e¤er imkâ-
n› varsa bir köle azat etmesi, buna gücü yetmiyorsa ara
vermeksizin iki ay süreyle ya da altm›fl gün oruç tutmas›,
e¤er buna da gücü yetmiyorsa altm›fl fakiri sabahl› ak-
flaml› doyurmas›d›r. Kefâretin bu üç seçene¤inden birinci-
sini uygulamak, günümüzde kölelik kalmad›¤› için, müm-
kün de¤ildir.
Ramazan orucunu kasten (bile bile) bozman›n kefâret-
le cezaland›r›lmas›, ramazan›n sayg›nl›¤›na karfl› ifllen-
mifl bir suç olmas›ndand›r.
:
n
O Orucun fidyesi: Sözlükte fidye, bir kimseyi bulundu¤u
u
u
r
c
f
e
s
i
d
i
y
8

