Page 8 - 9789753819701
P. 8

İslâm Esasları                                      XVII

                                  ke’de geçmiştir. Onun için bu döneme; “Mekke Devri”, daha
                                  sonraki on yılına da “Medine Devri” denilmiştir.

                                    Peygamberliği süresince Allah’ın birliği (Tevhid) inancına
                                  davet görevini yapmakta samimiyetle ve özenle gayret göste-
                                  ren  Hz.  Muhammed,  karşısına  çıkan  bütün  olumsuzluklara
                                  göğüs  gererek  sabretmiştir.  Mekkeli  hemşehrilerinin,  yani
                                  Kureyşlilerin,  cehâlet  bataklığına  saplanıp  kalmış  olanların
                                  kendisine  yaptıkları  işkenceleri,  zulümleri,  boykotları  O’nu
                                  yıldıramamıştır. Her türlü zorluk ve engellemelerine rağmen,
                                  Hz. Muhammed, Allah’tan başka tapılmaya lâyık bir ilâh ol-
                                  madığını  onlara  açıklamaktan  kaçınmamış;  kendisine  Allah
                                                                                     1
                                  tarafından  “Ey  örtüsüne  bürünmüş  olan  kalk,  uyar”   emri
                                  verildikten  sonra  üzerine  düşen  görevi  yerine  getirmeye
                                  çalışmıştır.
                                    Bu görevinde Hz. Muhammed’in davet metodunu Kur’ân-ı
                                  Kerim’deki âyetlerde açıkça görüyoruz:
                                    “Ey Muhammed! Sen öğüt ver! Çünkü sen sâdece bir öğüt
                                                                             2
                                  verensin.  Sen  onlara  zor  kullanacak  değilsin” .  “Ey  Muham-
                                  med! Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır, onlarla en
                                  güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan-
                                                                                 3
                                  ları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da iyi bilir” .
                                    Yirmi  üç  yıla  yaklaşan  Peygamberlik  hayatında,  insanları
                                  dâima  Allah  varlığı  ve  birliği  inancına  ve  Kur’ân  yoluna
                                  çağıran sevgili Peygamberimizin kendisine gösterilen ve öğre-
                                  tilen  davet  yolundan  ayrılmadığı  görülmektedir.  Bu  durum
                                  onun  görev  anlayışındaki  ciddiyetini  bize  gösterir.  Onun  ha-
                                  yatını  ve  kişiliğini  anlamak  bakımından  gerek  Mekke  döne-
                                  mindeki faaliyetlerini, gerekse Medine’de elde ettiği yeni ko-
                                  numundaki tutum ve davranışlarını dikkatle gözden geçirmek
                                  gerekir.



                                  1  Kur’ân, el-Müddessir sûresi, âyet: 1-2.
                                  2  Kur’ân, el-Ğâşiye sûresi, âyet: 21-22.
                                  3  Kur’ân, en-Nahl sûresi, âyet: 125.
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13