Page 33 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 33
Sultan Alparslan’ın Karargâhında
elçilerimle alay ettiniz. Bar›ş› Rey’de imzalar›m, ‹sfahan’da
k›şlar›m, Hemedan’da atlar›m› sular›m, dediniz. Yak›ş›r m›
size? Bar›ş için uzat›lan eli geri çevirmek şan›n›za düşer
mi?
Sultan’›n her bir sözü Romanos Diogenes’in kafas›nda
bir gürz gibi patl›yordu. Utanc›ndan şakaklar›ndan aşağ› ter
damlalar› yuvarlan›yordu. Ah o kadar emindi ki muzaffer
olacağ›ndan!
Sultan Alparslan devam etti:
— Size nas›l muamele edeceğimi düşünüyorsunuz?
Romanos Diogenes ac› dolu gözlerle Alparslan’a bakt›.
Dudaklar›ndan şu kelimeler döküldüğü duyuldu:
— Ah! Bana ne mi yapacaks›n›z? fiüphesiz cezam büyük
olacakt›r. Eğer zaferin tad›n› ç›karay›m derseniz beni he-
men öldürmeyip zincire vuracaks›n›z. fiehir şehir dolaşt›r›p
halka teşhir edeceksiniz. Böylece büyüklüğünüzü halk›n›za
ispat etmiş olacaks›n›z.
— Biz Türk hakanlar› büyüklüğümüzü esirlerimizi peri-
şan ederek göstermeyiz.
— Öyleyse öldüreceksiniz.
— Hay›r, öldürmeyeceğim!
— O hâlde benim bilmediğim bir işkenceye maruz
b›rakacaks›n›z. Çünkü geriye bir tek serbest b›rak›lmak
kal›yor ki bunu akl›m›n ucundan bile geçirmiyorum.
— Neden?
33

