Page 36 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 36

Çılgın Dedemin Zaman Makinesi



               Sultan Alparslan, başvezirine dönerek:
               — Ne dersin vezirim? Bunlar bizi hafife mi al›yorlar?
               — Beli Sultan›m, dedi vezir. Verilen söz tutulmam›şt›r.
           Bedeli ödetilmelidir.

               Sultan sustu. Gözlerini bir noktaya dikti ve derin dü-
           şüncelere dald›. Otağda ç›t ç›km›yordu. Beyler saf saf di-
           zilmiş hakanlar›n›n buyruğunu bekliyorlard›.

               Sultan Alparslan ağ›r ağ›r baş›n› kald›rd›. Gözleri-
           ni beylerinin üzerinde gezdirdi. Dönüp dolaş›p amca oğ-
           lu Kutalm›şoğlu Süleyman fiah’da durdu. ‹ki yiğit bir an
           bak›şt›lar. Bu bak›şmada şimşekler çakt›. K›rbac›n bir ucu
           ‹sfahan’da iken diğer ucu Ege k›y›lar›nda şaklad›.
               —  Ey benim  kar›ndaş›m  Kutalm›şoğlu  Süleyman!  diye
           kükredi Alparslan.

               Kutalm›şoğlu Süleyman fiah bir ad›m öne ç›kt›. Elini kal-
           binin üstüne koydu. Alparslan devam etti:
               — Sözüm odur ki kar›ndaş›m! Anadolu’yu bir uçtan bir
           uça zaptedesin. At›n›n toynaklar› Ege sular›nda ›slanma-
           dan dönmeyesin. Çanakkale Boğaz›’ndan karş›ya kanat tak›p
           uças›n! Allah bizimledir! Gazan mübarek olsun!

               Kutalm›şoğlu Süleyman fiah, sayg›yla eğildi:
               — Ferman sultan›m›nd›r!

               Bu  emirle Anadolu’nun  kap›lar› Türklere  aç›lm›ş  oldu.
           Sonras›n› da tarih kitaplar›ndan biliyordum zaten. Süley-
           man fiah, Afşin Bey, Sav Tigin gibi kahramanlar gittikleri

       36
   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41