Page 45 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 45

Söğüt’te Büyüyen Çınar




           ler. “Ver elini Anadolu” dedik, biz de bu göçerlerin peşine
           tak›ld›k.
               Haftalarca yol yürüdük. Gerçi zaman makinemiz bizi iste-
           diğimiz yere ve zamana götürecek şekilde programlanm›şt›.
           Ne var ki Profesör Süleyman Bey, hiçbir olay› kaç›rmak is-
           temiyordu. Biz zavall› yolcular da onun bu ricas›n› k›ramay›p
           yayan yap›ldak yollara düşmüştük. Akşamlar› yataklar›m›za
           yatt›ğ›m›z zaman tabanlar›m›n s›z›s›ndan uyuyam›yordum.

               Pasinler Ovas›’nda Savaş

               Bir sabah önümüzde giden Ertuğrul Bey’in kafilesi bir-
           denbire duruverdi. Ne olduğunu anlamas› için Süleyman
           Bey’i  önden yollad›k.  Zaten gönüllüydü.  B›raksak Ertuğrul
           Bey’in at›n›n terkisine binecekti.

               Profesör çok geçmeden yan›m›za döndü. Çok heyecanl›
           görünüyordu:
               — ‹leride Selçuklularla Moğollar aras›nda geçen bir sa-
           vaş var. Ertuğrul Bey, hangisine yard›m edeceğini düşünü-
           yor, dedi.
               Dedem:

               — Hemen yanlar›na gidelim. Çok merak ettim, diye
           karş›l›k verdi.
               Koşar ad›mlarla, o dört yüz atl›n›n aras›na kar›şt›k.

           Yorgunluktan  bitkin  bir  hâldeydiler.  Kad›nlar,  çocuklar
           ve yaşl›lar emin bir yere b›rak›ld›. Savaşacak olanlar ise
           k›l›çlar›n› kuşan›p atlar›na bindiler.

                                                                        45
   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50