Page 58 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 58
Çılgın Dedemin Zaman Makinesi
— Zümrüt ile yakutun tutunduğu halka… diye m›r›ldand›
fieyh Edebali… Konstantiniyye evlat… O halka Konstanti-
niyye…
Edebali sustu. Gözlerini bir noktaya dikerek derin dü-
şüncelere dald›. Bir müddet sonra ağ›r ağ›r baş›n› kald›rd›
ve Osman’a bakt›.
— Mübarek olsun ey oğul! dedi. Bâlâ Hatun senin aln›n›n
yaz›s›d›r. Allah’›n emri, Peygamberin kavli ile eşin olacakt›r.
Senin kuracağın devlet kısa zamanda dünyanın yarısına ha-
kim olacak. Sizin soyunuzdan gelenler ise üç k›taya nam sa-
lacak, Kay› boyunun şan›n› yedi iklim dört bucağa yayacakt›r.
Rüyan›n tabirini ben yapt›m, yolunu Allah ayd›nlats›n!
Aman bre hey! O anda Osman’daki sevinci görmeliydi-
niz. Hemen eğilerek fieyh Edebali’nin elini öptü. Gönlünün
murad› olmuştu. Daha ne isterdi ki!
Orhan ağabey kulağ›ma eğilerek:
— Haz›r ol, bey düğünü göreceksin, dedi.
Dedem, Orhan ağabeyin dediklerini duymuştu:
— Çalg›l›, çengili düğün bekliyorsan›z yan›l›yorsunuz.
Osman’›n düğünü nikâh merasiminden ibaret olacakt›r.
— Sahi mi? dedim.
— Eee fieyh Edebali tutup da davul zurna çald›racak
değil ya!
Dedemin tahmini doğru ç›kt›. Bâlâ Hatun ile Osman
Bey’in nikâh›n›, fieyh Edebali’nin yan›nda bulunan dervişler-
58

