Page 54 - Çılgın Dedemin Zaman Makinesi (1)
P. 54

Çılgın Dedemin Zaman Makinesi



               Aman bre hey! O anda herkes birbirine bakt›. Eller
           k›l›çlar›n kabzalar›na gitti. ‹nönü Beyi, mert biriydi:
               — Rahat›n›za bak›n dostlar›m, dedi. Eskişehir Beyi ile
           bir al›p veremediğim yoktur. Sorup sual edeyim, meram›
                                                                     20
           neymiş bileyim. Ondan sonra harekete geçeriz.

               Bey, konağ›n eyvan›na   ç›kt›. Bir de bakt› ki d›şar›da yer
                                    21
           yerinden oynamakta. K›l›çlar çekilmiş, kalkanlar kuşan›lm›ş,
           oklar yaylara tak›lm›ş.

               Sordu, sual eyledi. Sonunda Eskişehir Beyi ağz›ndaki
           baklay› ç›kard›:
               — Bizim seninle bir al›p veremediğimiz yoktur! Osman’›
           teslim edersen k›l›na zarar gelmez. Etmezsen taş üstünde
           taş, b›rakmam! diye gürledi.

               ‹nönü Beyi:

               — O benim konuğumdur. Konuğuma kalleşlik edeceğime
           can›mdan vazgeçerim daha iyi. Yiğitliğine güveniyorsan gel
           de kendin al! diye karş›l›k verdi.
               Vay sen misin meydan okuyan? Öyle bir k›yamet koptu
           ki düşman baş›na… ‹ki taraf k›yas›ya bir savaşa girişti. Ko-

           nuk yiğitler d›şar› f›rlad›, Eskişehir Beyi’nin haddini bildir-
           di. Eskişehir Beyi, çareyi kaçmakta buldu. Köse Mihal ise
           derdest   edilip esir al›nd›.
                   22
           (20) meram: ‹stek.
           (21) eyvan: Üç taraf› ve üstü kapal›, bir taraf› bütün genişliğiyle bir avluya
           aç›lan yap› birimi.
           (22) derdest etmek: Ele geçirmek.

       54
   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58   59