Page 5 - 9786057274465
P. 5
.
bohemya'da bir skandal
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes bohemy a'da bir skandal
1
Bohem ruhu yüzünden kendini toplumdan uzak tutan Tavırları çok sakindi. Nadiren böyle davranırdı ama yine
Holmes, Baker Caddesi’nde bir pansiyonda eski kitapların de beni gördüğü için memnun olmuştu sanırım. Hiçbir şey
arasına gömülmüş, uyuşukluk ile kuvvetli yapısının verdiği söylemeden ama nazik bir ifadeyle eliyle oturmam için bir
enerji arasında gidip geliyordu. O hâlâ her zamanki gibi, koltuk işaret etti, elindeki puro kutusunu bir kenara bırakıp
suçlar üzerinde çalışmaktan çok hoşlanıyor ve gözlem yapma bir araştırmacı edasıyla beni süzmeye başladı.
konusundaki olağanüstü yeteneklerini polisin umutsuzca bir “Wedlock sana yakışıyor Watson, sanırım seni en son
kenara bıraktığı ipuçlarını bulmak ve olayların üzerindeki sır gördüğümden beri üç buçuk kilo almışsın.” dedi.
perdesini aralamak için kullanıyordu. Zaman zaman onun
başarılarıyla ilgili birkaç şey duyuyordum. Mesela, Trepoff “Üç.” diye cevap verdim.
cinayeti ile ilgili olarak Odessa’ya çağırılması ve son olarak “Gerçekten mi, biraz daha fazla olduğunu düşünmüştüm
Hollanda Kraliyet Ailesi için çalışıp çok başarılı olduğu Watson. Ve bakıyorum da işlerimle ilgilenmek niyetindesin.”
görev. Çalıştığım gazete vasıtasıyla okurlarımla paylaşmış “Nereden bildin?”
olduğum bu olayların dışında eski arkadaşım hakkında pek “Bunu görebiliyorum. Sonra senin, gecenin geç vakit-
az şey biliyordum.
lerine kadar sokaklarda dolaşıp sırılsıklam ıslandığını ve
Bir gece, 20 Mart 1888’de bir hastamı ziyaretten dönerken yeryüzündeki en sakar ve dikkatsiz hizmetçi kızın senin
yolum Baker Caddesi’ne düşmüştü. O tanıdık evin önünden evinde çalıştığını da biliyorum.”
geçerken içimi Holmes’u yeniden görme isteğinin sardığını
fark ettim. Onun olağanüstü yeteneklerini; şu sıralar hangi “Sevgili Holmes, bu kadarı da fazla. Sen birkaç asır önce
konuda ve nasıl kullandığını merak ediyordum. Holmes’un yaşamış ve bu tür kehanetlerin yüzünden yakılmış olmalısın.
evindeki parlak ışıklarla aydınlatılmış odalardan birinde Söylediklerin doğru. Perşembe günü şöyle bir şehir turu atıp
onun uzun ve zayıf gölgesinin abajurun aydınlattığı pen- eve korkunç kirli bir şekilde döndüm. Ama bunu nasıl bil-
cerenin önünden iki kez geçtiğini gördüm. Odanın içinde diğini hiç aklım almıyor.” Holmes kendi kendine gülümsedi
kafası omuzlarının arasına gömülmüş ve ellerini arkasında ve güçlü ellerini ovuşturdu.
bağlamış, sabırsızlıkla bir o tarafa bir bu tarafa yürüyordu. “Çok basit.” dedi. “Gözlerim bana şömine ışığının aydın-
Onun ruh hâlini ve alışkanlıklarını çok iyi bildiğimden bu lattığı sol ayakkabının içindeki deride yaklaşık altı paralel
tutumu ve tavırları bana çok şey anlatıyordu. Evet, yine iz kesik olduğunu söylüyor. Açıkçası bunlara tabandaki sert
peşindeydi, yeni bir problemi çözmeye can atıyordu. Kapıyı parçayı çıkarmaya çalışan birinin dikkatsizce birkaç darbesi
çaldım ve onun bulunduğu odaya gittim. neden olmuş olabilir. Ve görüyorsun iki sonuca varıyorum.
Biri senin kötü havada dışarıda geziyor olman, diğeri de
1 Bohem: Kendini toplumdan uzaklaştırarak, sade bir hayat yaşamak.
(ç.n) Londra’daki en kötü bot yarığının sende oluşu. Ve senin hare-
4 4 5 5

