Page 9 - 9786057274465
P. 9
.
Sherlock Holmes
bohemya'da bir skandal
Sherlock Holmes bohemy a'da bir skandal
“Tam olarak değil. ‘G’ ve ‘T’ harfleri Almanca Yukarıdan duyulan ağır ve yavaş adımlar kapının hemen
‘Gessellschaf’ yani ‘şirket’ anlamına geliyor. ‘P’ ise ‘Pappier’ önünde kesildi ve güçlü bir el kapıya vurdu.
yani ‘kâğıt’ demek. ‘E-g’nin anlamına gelince… Avrupa “Girin!” dedi Holmes.
Kıtası Ansiklopedisi’ne bir bakalım.” Holmes rafların birin- En az bir doksan sekiz boylarında, Herkül gibi bir göğsü
3
den kahverengi bir cilt aldı. “Eglow, Eglonitz, burası Egria. ve kolları olan bir adam içeri girdi. İngiltere’de zevksizlik
Bohemya’da Almanca konuşulan bir ülke. Wallenstein’ın ölü- olarak algılanacak kadar zengin görünümlü bir kıyafeti vardı.
müne sahne olması ve sayısız cam ve kâğıt fabrikalarıyla ünlü Kollarında ve göğüs kısmında kocaman astragan şeritler
bir yer burası. Hah hah, bundan ne anlam çıkarıyorsun?” vardı, omuzlarından dökülen koyu mavi pelerin alev rengi
Gözleri parlayarak, “Kâğıt Bohemya’da yapılmış.” dedi. ipekle çevrelenmişti ve yakasında büyük bir broş vardı.
Uzun boğaz kısmı kahverengi tüylerle kaplı botları, görü-
“Evet, bu doğru ve bu notu yazan kişiyse bir Alman. nüşündeki vahşi zenginlik etkisini tamamlıyordu. Elinde
Cümle yapısındaki tuhaflığı fark ettin mi? ‘Sizinle ilgili olarak geniş kenarlı bir şapka vardı ve yüzünün üst bölümünde
bütün kaynaklardan bu bilgileri aldık. Böyle bir cümleyi bir elmacık kemiklerine kadar uzanan siyah bir maske vardı.
Fransız ya da Rus yazmış olamaz. Kullandığı fiilleri incelikle Onu hemen odaya gireceği anda taktığı anlaşılıyordu çünkü
seçemeyen böyle biri ancak bir Alman olabilir. Öyleyse geriye odaya girdiğinde hâlâ maskeyle uğraşıyordu. Yüzünün alt
bir tek Bohemya imalatı olan bir kâğıda bu notu yazan ve kısmından anlaşıldığı kadarıyla güçlü bir karaktere sahipti.
yüzünü saklamak için maske takmayı tercih eden Almanın Kalın, sarkık dudakları ve uzun çenesi inatçılığın sebep
ne istediğini bulmak kalıyor. Ve yanılmıyorsam bütün şüp- olduğu bir kararlılığın ifadesiydi.
helerimizi açıklığa kavuşturmak için buraya gelecek.” Boğuk, sert bir ses tonuyla ve bariz Alman aksanıyla,
Tam bu sırada dışarıdan atların nal sesleri ve kaldırıma “Notumu aldınız, değil mi?” diye sordu. “Geleceğimi haber
yanaşan tekerleklerin gıcırtısı duyuldu, hemen ardından da vermiştim.” Hangimizle konuşması gerektiğinden emin olma-
zil çaldı. Holmes “Seslere bakılırsa iki at var.” dedi. “Evet, yan bir hâlde, bir Holmes’e bir bana bakıyordu.
öyle.” diye devam etti camdan bakarken. “Çok güzel iki at. “Oturun.” dedi Holmes. Bu bey benim arkadaşım Doktor
Her biri üç bin yüz elli şilin. Eğer başka bir şey yoksa bu Watson, kendisi bana çok yardımcı olur. Size nasıl hitap
durum parayla ilgili olabilir Watson.” edeyim?” “Bana Kont von Kramm deyin lütfen, Bohemyalı
bir asil. Anladığım kadarıyla arkadaşınız en hayati konularda
“Sanırım gitsem iyi olacak, Holmes.” bile güvenebileceğim onurlu ve sağduyulu biri. Yanılıyorsam,
“Daha değil doktor. Olduğun yerde kal. İlginç şeyler sizinle yalnız görüşmeyi tercih ederim.”
olacakmış gibi görünüyor. Kaçırırsan yazık olur.” Tam gitmek için ayağa kalkıyordum ki Holmes beni bile-
“Ama müşterin…” ğimden yakalayarak sandalyeye oturttu. “Ya ikimizle görü-
“Onu boş ver. Senin yardımına ihtiyacım olabilir. Geliyor, 3 Herkül: Yunan mitolojisinde Zeus’un oğlu, olağandışı kuvveti nede-
şu koltuğa otur Watson ve olup biteni dikkatlice izle.” niyle fiziksel güç sembolüdür. (ç.n).
8 8 9 9

