Page 9 - 9786259895291
P. 9

JULES VERNE           ON BEŞ YAŞINDA BİR KAPTAN

 onu her türlü zorluklara çoktan hazırlamıştı. Çok cesurdu.   Jack’i ona korkmadan, çekinmeden emanet edebilirdi. Dick
 Gözünü budaktan sakınmazdı. Cin gibi bakışları vardı.  Sand, Jack’i ne kadar seviyorsa, küçük çocuk da onu öyle
 Dick, denizi çok severdi. Daha sekiz yaşındayken Güney   seviyor, bir an bile onun peşinden ayrılmıyordu.
 2
 denizlerine yelken açan bir gemide miço  olarak çalıştı. O gemide   Ne var ki ters rüzgârlar yakalarını bir türlü bırakmıyordu.
 gemiciliğin inceliklerini öğrenmeye başladı. Gemi subayları, bu   Bu yüzden Kaptan Hull endişeliydi. Gemiyi bir türlü istediği
 küçük fakat meraklı çocukla yakından ilgilendiler. Ona, geminin   rotaya sokamıyordu.
 ve gemiciliğin ince bilgilerini öğretmekten çekinmediler.   İşi oluruna bırakmaktan başka yapacağı bir şey yoktu.
 Dick Sand, bir ticaret gemisinde miçoluk yaptığı günlerde   Durmadan Tanrı’ya dua ediyordu. İşte yolculuk böyle sürüp
 Kaptan Hull onu görmüş, çalışkanlığı gözünden kaçmamıştı.   giderken 2 Şubat günü Pilgrim yelkenlisi bulunduğu enlem
 İyi yürekli bu denizci kısa zamanda Dick Sand’a ısındı ve onu   ve boylamda beklenmedik bir olayla karşılaştı.
 Bay Weldon’la tanıştırdı. Bay Weldon, iyi yürekli bir adam   Sabah saat dokuza doğru Dick Sand, yanında küçük Jack
 olduğu için bu kimsesiz çocuğa acıdı. Onu gemiden alıp, San   olduğu hâlde pruva direğinin  babafingosuna  yerleşmişti. Hava
                                               4
                                  3
 Francisco’da bir okula yazdırdı ve öğrenim görmesini sağladı.  açıktı. Okyanusun bir bölümünü ve geminin tamamını görebili-
 Bu iyilik karşısında Dick Sand, Weldon ailesine yürekten   yorlardı. Yelkenli sancak yanına yatmış olduğu hâlde ilerliyordu.
 bağlandı. Weldon ailesi için kendini ateşe atmaktan bir an bile    Dick Sand, küçük çocuğu, Pilgrim’in sağlam bir gemi
 tereddüt duymazdı. Bu yüzden küçük miço, Bayan Weldon’un   olduğunu, yan yatsa da bunun önemli olmadığını, korumaya
 bu gemide seyahat edeceğini duyunca çok sevinmişti. Çünkü   gerek olmadığını anlattığı sırada Jack birden bağırdı:
 okul yıllarında kendisine çok yakın davranan bu kadına bir ana
            – Bak bak, şurada bir şey var! Evet, işte şurada.
 gibi bağlanmıştı. Küçük Jack’i kendi öz kardeşi gibi seviyordu.
            Dick Sand, çocuğun işaret ettiği noktaya dikkatle baktı
 Bununla birlikte Jack ile kendi arasındaki durumu aklından
         ve bağırdı:
 çıkarmıyor, patronun oğluna pek yaklaşmadan, sırnaşmadan,
 onu uzaktan uzağa seviyordu. Weldon ailesi, bu gözü pek   – Bir gemi enkazı! Sancak tarafında, ilerimizde!
 çocuğa yaptıkları iyiliğin boşa gitmediğini görüyor, ileride
 emeklerinin boşa gitmeyeceğini anlıyorlardı. Dick Sand, daha
 on beş yaşında olmasına rağmen otuz yaşındaymış gibi olgun
 davranıyor, düşünüyor ve öyle hareket ediyordu.
 Bayan Weldon, kol kanat gerdiği bu kimsesiz çocuğun,
 ileride değerli bir adam olacağının farkındaydı. Sevgili oğlu


 2  miço: Gemilerin güverte bölümünde çalışan, daha çok kaptana çıraklık
 yapan kişi.

 8                                  9
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13