Page 13 - 9789753810470
P. 13
İNSAN BİLİNMEZİ 15
de) çokluğa sıçrarken; daha içte O’nun teklik sırrına daha
yakın madde ötesi evrenler vardır.
Aliah maddenin maverasındaki insan bedenine; mâna
(madde ötesi) ceryanı vererek onu evrenin özüne bağlamıştır.
İnsan, çokluktan ve maddesel evrenden mânaya geçilen esra-
rengiz bir kapıdır.
Bu yüzden o, tüm yaratılanlardan farklı olarak Allah’ı
bilmek ve bulmak san’atına sahiptir.
İşte bir yanda evrenin akıl almaz boyutlarında sonsuz var-
lıklar. Bir yanda, mekândaki beden adresinde esrarengiz bir
canlı; İNSAN. Minicik mekân noktasında tüm evreni bilmek,
ona doğru varmak tutkusunda bir kahraman. Paniğe kapılıp
kendi cüceliğinin yalnızlığına kapılmadıkça, evrenin sırrına
ermeye aday bir yolcu... Esrarengiz. fakat gerçek bir yolcu...
3. EVREN VE İNSAN
Evrenin sonsuz ihtişamı içinde bir nokta gibi duran, fakat
onun özünde büyük sırlar taşıyan insanı tanıyabilmek için,
önce onu menşeinde maddeye mahkûm eden yanlış teorileri
bilim adına cevaplamak istiyorum.
İnsanın Menşei:
İnsanın menşei nedir? Sorusuna, gerçek bilim adamının
vereceği cevap, «bilinmemekdir» şeklinde olur.
Dindar bir kimse, insanın Allah tarafından özel ve özenle
yaratıldığını, Âdem’den geldiğimizi söyler.
Yüzeyde bilgisi olan maddeci ve her şeyi bildiğini sanan-
lar, ya onun evrimle tek hücreden gelişip yüceldiğini, ya da
yıldızlardan gelmiş olabileceğini söylerler.
Acaba gerçek bilim adamı son iki görüşe neden katılmaz?

