Page 8 - 9789753810470
P. 8
10 İNSAN BİLİNMEZİ
Gözlerimiz yüzbinlerce ışından yedisini görür. Kulağımız
on binlerce titreşimden pek azını duyar. Evrende mesafe
sınırları 10- ’den 10 cm’ye kadar sonsuzdur. Biz ancak bir
13
50
kaç metre sınırının ötesini idrakten bile âciziz. Bize bugünkü
bilimi kazandıran bu beş duyu değil, dehaların düşüncelerin-
deki sonsuzluktur.
Beş duyu sınırları içinde bir taş ya da maden parçası bize,
sertlik, parlaklık gibi basit bilgiler verir. Halbuki kulağımız
tüm titreşimleri duysa; her atom için ayrı bir senfoni niteli-
ğindeki müziklerini duyacak ve o taş parçalarına birer müzik
eseri gözüyle bakacaktık.
Bütün ışınları görsek; en karanlık gecede bile kral düğün-
lerini geride bırakan binbir ışık ve renk ihtişamı görecektik.
Şu halde ilmin temeli kaba müşahedeler değil, dahice yak-
laşımlarla elde edilen bilimsel düşünce tarzıdır.
Akılcı bilimin sınırları günümüzde çok genişlemiş, madde
çizgisinin çok ötesine geçmiştir.
19’ncu asırda akılcı bilim, madde bilimlerinin temsilci-
si sanılırdı. Halbuki günümüzde fizik ve matematikteki:
Einstein, Fermi, Broglie, Heisenberg gibi ehil kafalar her
iki bilim dalının da maddeye bağlı olmadığını; bulduğu her
gerçeği incelemeye mezun ve memur olduğunu, akılcı bilime
altın çivilerle çaktılar.
Akıl - zaman - etki - cazibe gibi kavramlar madde ötesidir.
Fakat akılcı bilimin; fizik ve matematiğin uğraşı konularıdır.
Madde ve ötesi bölümünde bu konuya daha da açıklık geti-
receğim. Ayrıca bir bölüm sonra evrendeki varlıklar bahsinde
de; yeni yeni akılcı bilime yansıyan bu konuları inceleyeceğiz.
Bilimsel düşünce: Evrenin yüce san’atını bilimin akıl
penceresinden seyrettirir bize, kafiyen bağnaz değildir. Basit
kıyaslar, dar fikirler onun engin ikliminde yaşamaz.

