Page 5 - 9789753811606
P. 5
TAKRİZ
Dil, insanları diğer canlılardan ayıran çok önemli bir özellik
ve melekedir. İnsan, bu meleke ile fikir ve meramını sözlü ve yazılı
olarak ifade etme ve aktarma imkânını bulur.
Dünyanın en zengin dillerinden biri olan Arapça, teşekkül
ettiği ilk devirlerden itibaren bir edebiyat, bilim, kültür ve din dili
olarak büyük bir gelişme göstermiştir. Bir kısmı zamanımıza kadar
ulaşabilen sayısız bilim eseri, bunun en açık kanıtıdır,
Araplarda lügatçilik önce Kur’ân-ı Kerim’e, sonra hadise bağlı
olarak İslam’ın bu iki kaynağını doğru anlama gayretiyle başlamış-
tır. Arapça lügat çalışmaları ilkin muayyen bir anlayış çerçevesin-
de ele alınmış; at, deve, koyun, yağmur vb. ile ilgili kelimeler için
bilhassa II-IV. (VIII-X.) yüzyıllarda pek çok lügat tertip edilmiştir.
Arap dilinin ilk sistematik sözlüğü, II. (VIII.) asrın dâhî dilcile-
rinden Halîl b. Ahmet el Ferahîdî tarafından telif edilen Kitâbul-
Ayn adlı eserdir. Daha sonra, uzun bir zaman dilimi içerisinde,
oldukça mufassal Arap dili sözlükleri ortaya çıkmıştır ki bunla-
rın başlıcaları; İbn’ü Düreyd (ö. 321/933)’in Cemheretü’l Lüğa’sı,
Ebû İbrahim el-Fârabî (ö. 350/961)’nin Dîvân’ül-Edeb’i, el-Ezherî
(ö. 370/980)’nin Tehzîbu’l Lüğa’sı, el-Cevherî (ö. 393/1003)’nin
es-Sıhâh’ı, İbn Fâris (ö. 395/1004)’in Mu’cemu’ul Mekâyîs’il Lü-
ğa’sı, İbn Sîde (ö. 538/1143)’nin el Muhkem ve el-Muhassası, ez-
Zemahşerî (ö. 538/1143)’nin Esâsü’l-Belağa’sı, İbni Manzûr (ö.
711-/1311)’un Lisânu’l-Arab’ı, el-Firûzâbâdî (ö. 816/1413)’nin el-
Kâmûsu’l-Muhît’i ve bunun şerhi olan ez-Zebîdî (ö. 1205/1790)’nin
Tâcu’l-Arûs’udur.

