Page 10 - 9789753813594
P. 10

11
                                      10
          10              YÜCE ‹SLÂM BÜYÜKLER‹                                                              HAZRET‹ ZEYD                       11


          si, varl›klar›n var olman›n temel ilkesi olan aflk› ve sevday›                noktada,  en  bilinmez  noktada,  kendi  zât›nda  neflretti¤i
          mutlaka anlamam›z lâz›m gelir. Gerçi ça¤›m›zda aflk ve sev-                   müthifl  bir  hikmetle  Nur-u  Muhammedî’yi  yaratm›flt›r.
          da kelimesi bir tak›m mecâzi yak›nl›klar gibi düflünülüyor                    Nur-u Muhammedî’yi yaratt›¤› anda bizzat Cenab-› Hak afl-
          ama, bunu s›y›r›p atmam›z lâz›m. Çünkü; evrenlerin temel                     k›n canlanmas›n› sa¤lad›¤›n› ifade etmifltir.
          yasas›na, yine kendi nefsimizin mîzac› içerisinde görmeye                       Aflk, sevgi bir teori iken, Fahr-i Kâinat Efendimiz’in nu-
          çal›flmak büsbütün gaflettir. Parma¤›m›z›n ucundaki iki ta-                   runu yarat›nca fiilî olmufltur, yaflan›r olmufltur, duyulur ol-
          ne hücrenin yan yana gelipte, oraya kazara girmifl bir mik-                   mufltur. ‹flte kâinat›n temel hâdisât› budur. ‹nsanlar ak›lla-
          robu  öldürmek  üzere  programland›¤›n›  düflünürseniz,  o                    r› ermez zibidilik içerisinde ‹slâm’›, Kuran’›, Efendimiz’i na-
          programlarda dahi aflk ve câzibe vard›r.
                                                                                       s›l görmek isterlerse can› cehenneme... Allah’›n görmek is-
             E¤er o hücreler, o mikrobun moleküllerine karfl› özel bir                  tedi¤i ise, Fahr-i Kâinat Efendimiz’e karfl› olan sevgi ba¤›-
          câzibe duymasalar, mikroptan bizi ar›tmalar› mümkün de-                      m›z, ‹lâhî aflk›n s›cakl›¤›n› hissetmemizdir.
          ¤ildir. Bu kadar detayda sevda vard›r, bunu çok iyi bilmek                      ‹flte, insanlara de¤er verilirken, bir insan›n yüceli¤i ya-
          lâz›md›r. O hâlde bu sevdan›n s›rr› içinde Cenâb-› Hakk’›n                   hut  bir  insan›n  k›ymeti  ancak  Fahr-i  Kâinat  Efendimiz’e
          özellikle  gözbebe¤i  diye  tan›mlad›¤›  insan›n,  bu  sevdadan              olan sevdas›yla ölçülür. Allah’›n mizan terazisi budur. Bunu
          uzak  kendi  bafl›na  bir  otun  d›fl  görünüflü  gibi  yaflamas›                hiç  hat›rdan  ç›karmamak  lâz›m  gelir.  Cenab-›  Hak  acaba
          mümkün de¤ildir ve böyle yaflayan bir insan da, insanl›¤›n›                   bana ne kadar k›ymet verir, cennette ne makam verir, dün-
          iddia ederek mânâ âlemine geçti¤i zaman, ben de mutluluk-                    yada dualar›m› kabul etmek aç›s›ndan olsun, her türlü be-
          lar ülkesine girece¤im, Cenab-› Hakk’a yakîn olaca¤›m diye                   lâlardan sak›nma aç›s›ndan olsun ne kadar yakîn olur? di-
          iddiada bulunmas› çok gülünç olur. Çünkü Cenab-› Hak pe-                     ye düflünüyorsan›z kendinizi ölçün, biçin. Efendimiz’e karfl›
          flin söylemifltir, “Ben kendi güzelli¤imi seyretmek, kendi bi-                 sevginiz ne kadarsa Allah’a o kadar yak›ns›n›z. Efendimiz’e
          linmezli¤imi bilmek için evrenleri yaratt›m.” Bu yarat›l›fl›n                 uzak kalm›fl, inkâr etmifl, hele hele karfl› ç›km›fl insanlar›n
          özünde, kendi sevdas›n›n özünde ne vard›r? Nur-u Muham-                      Cenâb-›  Hakk’›n  indinde  k›ymeti  s›f›rd›r.  Yani  küçük  bir
          medî vard›r. Çünkü kendi sevdas›n› seyredebilmek için bir                    mahlûkat›n›n,  bir  solucan›n›n,  bir  mikrobunun  Cenâb-›
          âyineye  ihtiyac›  vard›r.  Hâflâ  Cenab-›  Allah  hiç  bir  fleye             Hakk’›n indinde kendisine has bir önemi vard›r. Çünkü Al-
          muhtaç de¤ildir. Ama o âyine yine kendi s›rr› içinde kendi                   lah yaratm›flt›r.
          yaratt›¤›  âyinedir.  Çünkü;  ihtiyaç,  muhtaçl›k  Sure-i  ‹h-
          lâs’da, Cenâb-› Hakk’›n ben Samed’im, hiçbir fleye muhtaç                        Ama, Fahr-i Kâinat’a karfl› ç›km›fl, onun sevdas›n› anla-
          de¤ilim diyerek kesin olarak vurgulad›¤› hikmet içerisinde                   mamakta  direnmifl  olana  karfl›  Cenâb-›  Hakk’›n  Levh-i
          Cenâb-› Hakk’›n ihtiyac› yoktur, ama Cenâb-› Hakk’›n sev-                    Mahfuz’undaki hâdise kay›ttan silinmedir. O kay›tta silin-
          das› vard›r. Cenâb-› hak bu sevdas›n› kendi özünde en uç                     meyi Cenâb-› Hak ak›l almaz merhamet ve rahmetiyle te-
   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15