Page 13 - 9789753813594
P. 13
13
12
HAZRET‹ ZEYD 13
12 YÜCE ‹SLÂM BÜYÜKLER‹
mümkün de¤ildir. Onlar›n âdeta nefis plâtformlar› yanm›fl,
melli silmek yerine yeni bir fabrikasyondan geçirmek, yeni
bir lâboratuvardan geçirmek için, cehennem dedi¤imiz o bü- yaln›z gönülleriyle yafl›yan insanlard›r ki, bunlar›n bir ta-
nesi de Hz. Zeyd’dir.
yük lâboratuvar› yaratm›flt›r. Buna ra¤men yaratt›¤› kul-
dan temelli vazgeçmemek için, o lâboratuvara giden insan, Hz. Zeyd’in nas›l nefsinden ötede kal›p, nas›l gönül s›r-
Fahr-i Kâinat Efendimiz’in sevdas›n› anlamaman›n, sevda- r›yla yaflad›¤›n›, Efendimiz’e olan sevgiyi nas›l keflfetti¤ini
s›ndan uzak kalman›n bir nev’i hesab›n› verir ve o lâboratu- bilirsek pek çok noktada Fahr-i Kâinat Efendimiz’in hik-
var ›s›ta ›s›ta, yaka yaka Fahr-i Kâinat Efendimiz’e sevda metlerini, himmetlerini anlam›fl oluruz.
duymas›n› engelleyen nefsi kurutur, siler ve ondan sonra Hz. Zeyd, Fahr-i Kâinat Efendimiz’e, Hz. Hatice taraf›n-
onun tekrar cennete gitmesine bir ferman ç›kar›r.
dan köle olarak hediye edildi¤i zaman henüz sekiz yafl›nda
fiu hâlde tüm olaylar› Fahr-i Kâinat Efendimiz aç›s›ndan idi. Fahr-i Kâinat Efendimiz’in huzuruna geldi¤i zaman
seyretmemiz lâz›m. Peki biz olaylar› nas›l anlayaca¤›z derhâl t›pk› m›knat›s›n alan›na tutulmufl bir demir zerresi
Fahr-i Kâinat Efendimiz’den? Geçen seneki ve bu seneki gibi derhal gönl-ü Muhammedî’ye yap›flt›. Öyle bir sevda
konferanslar›mdaki amac›m onun etraf›ndaki insanlar›n duydu ki, Fahr-i Kâinat Efendimiz’e, o sekiz yafl›ndaki hâ-
Fahr-i Kâinat› nas›l sevdiklerini anlatmak içindi. E¤er biz liyle, o andan itibaren bafllad›: “Hayat budur, bu kâinat üs-
Hz. Âmine’yi, Hz. Sümeyye’yi, Hz. Esma’y› anlarsak Fahr-i tü varl›¤a hizmet etmektir.” Bunu sezdi. Nas›l sezer? Nefsi
Kâinat Efendimiz’in nas›l sevilmesi lâz›m geldi¤ini anlaya- çok önceden o gönlündeki müthifl Nur-u Muhammedî’nin te-
biliriz. Biz Hz. Zeyd’i, Hz. Ammar’› anlarsak Fahr-i Kâinat siriyle yanm›flt›. Nas›l anl›yoruz bunu?
Efendimiz’in nas›l sevilmesi lâz›m geldi¤ini en az›ndan sey- Eskiden kölelik müessesesinin zuhurunda haydutlar gi-
rederiz. Beceremezsek bile onu duymufl olmak, onu hisset- derler kasabalardan, kentlerden insanlar› ve çocuklar› ka-
mifl olmak fevkâlâde önemli bir fleydir. fiimdi inflallah bu ç›r›rlar onlar› köle pazarlar›nda satarlard›. Hz. Zeyd de var-
sohbetimiz dolay›s›yle Fahr-i Kâinat Efendimiz’in en büyük l›kl› bir ailenin evlâd› idi onu kaç›r›p getirip Mekke paza-
sevdal›lar›ndan biri olan Hz. Zeyd’i tan›yaca¤›z.
r›nda satm›fllar, Hz. Hatice’de, Hz. Fahr-i Kâinat Efendi-
Cenâb-› Hak Nur-u Muhammedî s›rr›n› yaratt›ktan son- miz’e hizmet etsin diye onu o zaman›n usulü içerisinde köle
ra, o s›ra en yak›n olan k›v›lc›mlar› da takdir sahnesinden olarak sat›n alm›flt›. Fahr-i Kâinat Efendimiz’e intikâl etti-
asr-› saadette Efendimiz’in etraf›na ›fl›nlad›. Yani asr-› sa- ¤i andan itibaren, Fahr-i Kâinat Efendimiz Hz. Zeyd’e; “Be-
adette Efendimiz’in etraf›na ›fl›nlan›p ona hizmet eden in- nim nazar›mda sen küçük bir yavrusun. Kendini köle mesa-
sanlar tesadüfen gelmifl yahut o insanlar›n bir k›sm› inkâr fesine koyma, bana hizmet etmek istiyorsan, elinden geldi-
etmifl, bir k›sm› Müslüman olmufl de¤ildir. Onlar çok özel ¤i flekilde sevginle hizmet et, köleli¤i kafandan ç›kar ve gü-
flah›slard›r ve onlar› kendi insanl›¤›m›zla k›yas etmek nün birinde gitmek istersen her zaman serbestsin.” dedi. ‹fl-

