Page 14 - 9789753819701
P. 14
İslâm Esasları 5
bekledikleri bazı Batılı araştırmacıların çalışmalarının sonuç-
5
larından anlaşılmaktadır .
Kuzeyde Araplara komşu olan Bizans, bilindiği gibi Roma
İmparatorluğu’nun doğu kanadını oluşturuyordu. İslâm’ın do-
ğuş yıllarında Roma İmparatorluğu yıkılmış, Doğu Roma
ayakta kalmıştı. Bizans adıyla anılan Doğu Roma,
yüzyıllardan beri bir yandan İran’a karşı, diğer yandan da
batıdan, yani Avrupa içlerinden gelen barbarlara, bu arada
Slav’lara karşı şiddetli ve daimi bir mücadelenin içindeydi. Bu
dış tehditlerle beraber, içeride de dinî tartışmalar yüzünden
ülke perişan hâle gelmişti. Bizans’ta halk arasında inanç
farklılıkları, gittikçe kapatılamaz yaralar açmış bulunuyordu.
Bu yüzden devletin etki ve himâyesindeki Hristiyan mezheple-
ri ile diğerleri arasında kıyasıya bir mücadele sürüp gidiyordu.
Öte yandan İran’da Sâsânîler, Bizanslılar ve Orta Asya’dan
gelen Türklerle iki cephede savaşa devam ediyordu. İran’ın
ruhî ve manevî yaşayışı insanlığa doyurucu bir şey vermek-
ten uzaktı. İran’ın resmî dini olarak Mazdekîlik (Zerdüştîlik)
görülüyordu.
Bilindiği gibi, Mazdekîlik, Zerdüştîliğin bir koludur. Bun-
ların en önemli görüşleri arasında, insanlardaki kıskançlık ve
anlaşmazlık sebeplerini ortadan kaldırmak, mülkte ve
kadınlarda ortak kullanım hakkını kabullenmek yer almak-
taydı. Bu hareketin, Zerdüştîliğin, sınıf engellerini aşıp seç-
kinci olmayan bir şekilde bütün halka hitap edecek bir tarzda
takdim etme teşebbüsü olarak ortaya çıktığı tahmin edilmek-
tedir. Aynı zamanda İran’da yaşayanların ateşe tapanlar ola-
rak tanındıkları da bilinmektedir.
İslâm’ın doğduğu dönemde çevresi böylece sarılmış olan
Arap yarımadasında da farklı farklı din ve inançların yaygın
olduğu görülmektedir. Arapların bir bölümü Allah’ın varlığını
5 Muhammed Hamidulah, İslâm Peygamberi (Hayatı ve Faaliyetle-
ri), çev. Salih Tuğ, I, İstanbul 2003, 11-13, 553.

