Page 15 - 9789753819701
P. 15
6 Hz. Muhammed (a.s.)’in Hayatı ve
kabul etmeyip, zaman zaman tabiata, tabiatın kanunlarına
inanırlardı. Bunları Kur’ân-ı Kerim şöyle tanımlamaktadır:
“Bunlar dediler ki, bizim için dünya hayatından başka bir
hayat yoktur. Yaşarız ve ölürüz. Ve bizi öldüren zamandan
6
başka bir şey değildir” .
Bir bölümü de Allah’a inanırlar, fakat âhireti, ödül ve ceza
gününü inkâr ederlerdi. Nitekim Kur’ân-ı Kerim bu türlü ina-
nanlara şöyle cevap veriyordu: “Ey Muhammed (onlara) de
ki: İlk önce onu kim vücûda getirdiyse işte onu yeniden diril-
7
tir” .
Buna karşılık bazı Arap toplulukları da, âhirette, mükâfat
veya ceza göreceklerine inanırlar, ancak, peygamberliği kabul
etmezlerdi. Kur’ân bunlardan da şöyle söz etmektedir: “Bun-
lar, bu peygambere ne oluyor ki, yemek yiyor, çarşılarda
geziyor… Hiç Cenâb-ı Hak insandan peygamber gönderir mi?
8
derlerdi .” Onlara göre bir peygamber ancak melek olmalıydı
ve bütün dünyevî ihtiyaçlardan uzak bulunmalıydı.
Yarımadadaki Arapların çoğu putperest idiler. Gerçi bunlar
putları ilâh olarak kabul etmeyip ancak, onları Allah’a
yakınlık için bir aracı, bir vâsıta olarak görüyorlardı. İşte
Kur’ân’-ı Kerim bir âyetinde onların bu inançlarını şöyle
açıkladıklarını ifade etmektedir: “Biz putlara ancak bizi Al-
lah’a yaklaştırmaları için tapınıyoruz” .
9
Arabistan’ın güneyinde, Yemen’in Hımyer kabilesinde
ateşperestlerin, Kinâne kabilesinde de Ay’a tapanların bulun-
duğu bilinmekteydi. Temim, Kays ve Esed gibi kabileler
arasında da yıldızlara tapanlar vardı.
6 Kur’ân, el-Câsiye sûresi, âyet: 24.
7 Kur’ân, el-Yâsîn sûresi, âyet: 79.
8 Kur’ân, el-Furkân sûresi, âyet: 7.
9 Kur’ân, ez-Zümer sûresi, âyet: 3.

