Page 6 - 9789944938525
P. 6
JULES VERNE
Bir Alman profesör için, amcamın hâli vakti yerinde sa-
yılırdı. Küçük bir evi ve eşyaları vardı. Evde ben, Martha ve
on yedi yaşındaki Estonyalı Graüben vardık. Öksüz ve yeğen
olarak ben, deneylerinde ona yardım etme hakkına sahiptim.
İtiraf etmeliyim ki gırtlağıma kadar jeolojiye batmıştım.
Maden bilimi kanıma işlemişti, değerli çakıl taşları ise en
büyük neşe kaynağımdı.
Sahibim ne kadar sabırsız ve asabi bir adam olursa olsun,
Königstrasse’deki küçük evde huzurlu bir hava vardı. On yedi
yaşındaki vaftiz kızı Graüben, yardımcısı Martha ve ben, bu
evde yeterince mutluyduk. Amcamın hırçınlıklarına karşın
beni sevdiğini biliyordum ve ben de onu aynı şekilde sevi-
yordum. Amcamın tek kusuru, beklemeyi hiç bilmemesiydi.
Elinden gelse doğanın bile önüne geçecekti.
Nisan ayında saksılara çançiçeği fideleri diker, daha bü-
yüsünler diye gidip gelip bitkilerin yapraklarını çekiştirirdi.
Böyle garip birine katlanabilmenin en iyi çaresi, ona bo-
yun eğmekti. Bunu bildiğim için hemen profesörün odasına
koştum.
H H H
Amcamın çalışma odasının müzeden bir farkı yoktu.
Madenler âlemine ait ne kadar örnek varsa, hepsi sınıflan-
dırılmış olarak üç gruba ayrılmıştı: Yanıcı metaller, metalik
metaller, taşsı mineraller.
Maden bilimine ait bu küçük bibloların hepsini tek tek
sayabiliyordum. Amcamın müzesinde altından demire kadar
bütün madenler eşitti. Hiçbiri diğerinden daha az değerli
olamazdı. Buradaki taşlar, benim yaşadığım oda kadar bir
oda yapabilirdi.
Çalışma odasına, bu olağanüstü taşları düşünerek giriyor-
6

