Page 24 - YAŞAYAN ATASÖZLERİMİZ
P. 24
AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT
Ya paras›z kal›rsak korkusu ile âdeta kurufllar› koklayarak
harcard›k. ‹ki kere üst üste sinemaya gitmek bizim için
lükstü. Turfanda sebze meyve almay› ise akl›m›z›n ucun-
dan bile geçiremezdik.
San›r›m bu içgüdüyle sene bafl›ndaki harçl›€›mdan bir
k›sm›n› cüzdan›m›n en gizli köflesine saklar, ona bir daha el
sürmezdim. Bu para benim kötü günlerimin bir güvencesi
olarak bekler dururdu. Ta ki ikinci senenin bafl›na kadar...
Beflinci s›n›ftayd›k san›r›m. ‹lk gençlik y›llar›m›z... Gü-
zel k›yafetlerin, tarakların, saatlerin dikkatimizi çekti€i
y›llar... Gözümüzün içine içine giriverirlerdi. Ne yaz›k
ki cebimizdeki para onlara harcayamayaca€›m›z kadar
de€erliydi. Ama daha önce sözünü etti€im arkadafl›m›z da-
yanamaz, bazen bir saate, bazen bir tarağa para harcar,
sonra da kara kara düflünürdü.
‹flte o y›l okulda bir salg›n hastal›k ç›kt›. Üç hafta
süre ile tatil karar› al›nd›. Evlerimize dönmek için otobüs-
ler ça€r›ld›. Bilet param, cüzdan›m›n en kuytu köflesinden
ç›kt› ve içimi rahatlatt›.
Ama arkadafl›m benim kadar flansl› de€ildi. Bütün
paras›n› harcam›flt›. Bilet alacak paras› yoktu. Üstelik
ona yard›m edebilecek durumda de€ildik. Yer demir, gök
bak›rd›. Aniden ç›kan bu durum karfl›s›nda herkes ne
yapaca€›n› flafl›rm›flt›.
27

