Page 3 - YAŞAYAN ATASÖZLERİMİZ
P. 3
YAŞAYAN ATASÖZLERİMİZ - 1
Annem, birkaç eski le€eni bu damlayan yerlere koyar,
kulübenin zemininin ›slanmamas›n› sa€lard› da bir türlü
çat›n›n onar›lmas› için babam› uyarmazd›.
Yine böyle bir k›fl sonu, bahar bafllang›c›yd›. O y›l çok
kar ya€m›flt›. Kulübenin çat›s› kal›n bir kar tabakas› ile
kaplanm›flt›. Cemrenin suya düfltü€ü günlerdi san›r›m. Ku-
lübenin çat›s› damlamaya bafllad›. Annem damlayan yerlere
le€enleri vaktinden önce yerlefltirmiflti neyse ki.
Ertesi sabah annem kuru patl›can almaya kulübeye gi-
derken ben de sapan›m› almak için arkas›ndan kofltum. Bir
de ne göreyim! Tavandan damlayan sular
le€enleri doldurmufl, tafl›rm›flt› bile. Ze-
min su içinde kalm›fl, birkaç erzak çu-
val› ›slanm›flt›.
Annem kendi kendine, “Eee,
bofluna dememifller, ‘Damlaya
Damlaya Göl Olur’ diye!” dedi.
Annemin bu sözünün anlafl›l-
mayacak bir yan› yoktu. Her fley orta-
dayd›. Gerçekten de damlaya damlaya göl
olmufltu. Fakat benim bilmedi€im fley, bu
sözün gerçek anlam›yd›. Onu ö€rendi€im
zaman ne kadar yerinde söylenmifl bir
söz oldu€unu anlam›flt›m.
6

