Page 5 - 9786259895246
P. 5
JULES VERNE
rine geçen her şeyi ezerek arazileri dümdüz etmişti. Binlerce
insan karada ezilmiş, suda boğulmuştu. İşte tüm bunlar, bu
korkunç kasırganın ardında bıraktığı hasarlardı.
Karalarda ve denizlerde bu felaketler yaşanırken, altüst
olmuş gökyüzünde de en az onlar kadar korkunç bir felaket
gerçekleşiyordu.
Bir hortumun zirvesindeki bir balon, kendi etrafında
dönerek saatte doksan millik bir hızla boşlukta ilerliyordu.
Bu balonun altında beş yolcunun bulunduğu bir sepet
sallanıyordu. Fırtınaya kapılmış bu balon, nereden geliyordu?
Her ne olursa olsun, yolcuların elinde geldikleri yolu
hesap edecek bir aletleri bulunmuyordu. Hatta bu şiddetli
fırtınanın etkilerini bile hissettikleri söylenemezdi. Ne kendi
etraflarında döndüklerini ne de yatay yönde ilerlediklerini
fark etmeden yol alıyorlardı.
Alt tarafta birikmiş kalın sis tabakaları yüzünden gece mi
yoksa gündüz mü olduğunu bile ayıramıyorlardı.
Denize yaklaştıklarını anlayan yolcular, yukarısının aşa-
ğıdan daha güvenli olduğunu düşünerek yanlarında ne var
ne yok hepsini atmışlardı.
Güneşin doğmasıyla, kasırga sakinleşme belirtileri gös-
termeye başladı. 24 Mart sabahı havanın yatışacağına dair
bazı belirtiler ortaya çıktı.
Saat on bire doğru gökyüzünün alt katmanları bulutlar-
dan temizlenmişti. Gökyüzü berraktı. Kasırga batıya doğru
ilerlememiş, kendi kendine sönmüştü. Balon ise sürekli
olarak alçalıyordu.
Öğlene doğru balon, denizin en fazla iki bin ayak üstünde
süzülüyordu.
4

