Page 7 - 9786259895246
P. 7

JULES VERNE


            Saat ikide balon denize iki yüz ayak yaklaşmıştı. O sırada
         cesur bir adam sesi duyuldu. O sese en az onun kadar yürekli
         bir ses cevap verdi.
            – Atılacak ne kaldı?
            – Hiçbir şey!

            – Hayır! Hâlâ sepetimiz var!
            – Fileye asılalım. Sepet denize!
            Gerçekten de balonun yükünü hafifletmek için bu son
         çareydi. Sepeti çembere bağlayan iplerin kesilmesiyle balon
         iki bin ayak yüksekliğe ulaştı.
            Çemberin üzerindeki filenin üzerine çıkan beş yolcu,
         sepet bağlama iplerine tutunarak altlarındaki uçurumu
         seyrediyorlardı. Fakat göğün yükseklerinde birkaç saniye
         salınan balon, yeniden alçalmaya başladı. Gazı, onarılması
         mümkün olmayan yırtıktan dışarı sızıyordu.
            Yolcular ellerinden gelen bütün gayreti göstermişlerdi.
         Bundan böyle hiçbir insani güç onları kurtaramazdı. Tanrı’nın
         yardımını istemekten ve ona güvenmekten başka çareleri yoktu.
            Saat dörtte balon, denizin yüzeyini yalamaya başladı.

            Yarım saat sonra karadan sadece bir mil uzaktaydılar. İri
         kıvrımlar hâlinde buruşmuş balonun sadece üst kısmında
         birazcık gaz kalmıştı. Fileye asılmış yolcular artık ona çok
         ağır geliyorlardı. Öfkeli dalgaların hedefi yolculardı. Balon,
         rüzgârın içine dolmasıyla tıpkı arkadan rüzgâr alan bir gemi
         gibi ilerlemeye başladı. Belki de bu şekilde kıyıya varmak
         mümkün olacaktı.

                                   6
   2   3   4   5   6   7   8   9