Page 74 - 9789752600171
P. 74
ADVERBS 76
İki yapıda da aynı manaya gelen zarflar:
cheap/cheaply, clean/cleanly, clear/clearly, close/closely, dear/dearly,
fair/fairly, fine/finely, firm/firmly, first/firstly, loud/loudly, thin/thinly,
quick/quickly, quiet/quietly, slow/slowly.
İki yapısı farklı olan kelimeler:
deep/deeply, direct/directly , easy/easily, flat/flatly, free/freely, full/fully,
hard/hardly, high/highly, just/justly, last/lastly, late/lately, near/nearly,
pretty/prettily, real/really, rough/roughly, sharp/sharply, short/shortly,
strong/strongly, sure/surely, wide/widely.
Bazı zarflar türemiş oldukları sıfatların manasından çok farklı bir anlamda kullanılır:
express: He wants me to send it by express mail. (=sıfat:"fast"manasında)
Their duty was expressly told. (=zarf:"clearly" manasında)
hot/hotly, cold/coldly, cool/coolly, warm/warmly ,ready/readily gibi sözcükler bu şekilde
kullanılırlar.
Tarz zarflarının cümledeki yerleri:
Nesne sonrası veya fiil öncesi:
They went to the cinema hurriedly. (nesne sonrası)
It snowed heavily last month. (fiil sonrası)
Özne ve fiil arasında:
The police strictly took action.
He cheerfully greeted the supporters.
Badly ve well, tarz zarfı olarak kullanıldıklarında etken(active) bir fiilden sonra veya edilgen
(passive) bir cümlede past-participle (-ed 'li fiil) dan önce kullanılırlar:
He played badly. They were badly organized.
He played well. They were well organized.
Cümle başında: Bu şekilde kullanılan zarflar okuyucu veya dinleyicide merak uyandırır:
Suddenly, he stopped the car and ran away.

