Page 12 - 9789753810197
P. 12
HZ. AMİNE VE HZ. ABDULLAH
SULTANLARIMIZIN SIRRI
14 asır önce, çölün hırçın doğasında, çılgın ve her yanıyla
tükenmiş bir toplum içinde yaşayan iki nazlı Allah çiçeğinin
hikâyelerini dile getirmek istiyorum.
Mekke’nin kızgın sokaklarında madde kalıpları için de vahşi
tabiatlı kızlı erkekli kalabalıklar dolaşırken; bun lara hiç benze-
meyen bir nazlı güzel vardı. Anlamlı zarif çehresi âdeta bir saat
önce cennetten gelmiş gibi huzur dolu, bakışları serinlik veren,
herkesi hayran bırakan biri! Fakat herkes ona yaklaşamaya-
cağını, onun ayrı bir dün yanın prensesi olduğunu anlıyordu.
O kendi yalnızlığını kendi şiirlerinde besteliyor, sanki gön-
lündeki sessiz davetleri bekliyordu. İşte Âmine anne miz; eleste,
Evren İncisi’nin hamd niyazına ilk uyanlardan olmanın mut-
luluğunu böyle yaşıyordu.
O nedenle Mekke sokakları ona karton bir filmin çiz
gilerinden ötede anlamı taşımıyordu.
Bir gün o sokaklarda sanki kendi sonsuz dünyasından gelen
bambaşka bir çehre görüverdi. Zarif ve pembe bir çehrede, sanki
insanın en derinlerindeki bir noktaya ba kar gibi sevgi dolu iki
siyah gözün yüreğini deldiğini his setti.
Hemen evine girdi, titrek bir heyecanın dayanılmaz baskı-
sıyla onu sordu: Kimdi çok uzaklardan gelen, hâlâ geldiği yerin
rüzgârını taşıyan bu delikanlı? Tanıyanlar ha ber verdi: Bu ilâhi

