Page 3 - 9789753810197
P. 3
ÖN SÖZ
Allah, kendi güzelliğini seyretmek, kendi bilinmez liğini
bilmek için sonsuz boyutlara muhteşem bestesini nakşetti.
Dıştan içeri doğru derinleşen sonsuz güzellikler, enfusun
doruğunda en öz noktada muhteşem bir sevdaya dönüştü. İlâhi
hikmetin bilinmezliğinde şekillerin, renk lerin, her şeyin bittiği;
yalnız hissedilip yaşandığı bu zaman ötesi nokta gönüllerde
bir sevda anıdır.
Allah’ın en yüce eseri, yaratılması imkânsız diye ta nımlanan
sırr-ı Muhammedi işte bu sevdadır. O sır gö nüllere yansıdıkça,
bu sonsuz noktada bir nur sema eder. Allah, boyutların bittiği
kalbin bu noktasında ken di sevdasını, sonsuz güzelliğinde bes-
telemekte ve böyle ce sema sırrında kendini seyretmektedir. Bu
hikmet, yaratılması imkânsız olanı Allah’ın yaratmasındaki
son suz san’at coşkusudur.
Bu sema evrenin en büyük heyecanıdır. Ve ilâhi raks, bu
sırdan tüm boyutlarda ruhlara, meleklere binbir titreşim, bin-
bir heyecan verir... Galaksilerde, atom larda bile bu heyecanın
coşkusu vardır. Her biri cezbe içinde sema eder dururlar.

