Page 5 - 9789753810197
P. 5
ELEST BİLMECESİNİN ÖZÜNDEKİ SIR
İnanan, ya da inanmaya gayret eden her insan ezelde bir
varoluş imtihanı geçirdiğini hissetmekte, bilmektedir.
Elest meclisini tanımlarken içimize gelen duygular, özündeki
sırrı yitirmemiş herkese bir ürperti vermektedir.
«Acaba evrenin bu en büyük imtihanında ben ne yap tım?»
Endişesi insanın bir bakıma en haysiyetli duygusu dur.
Yüce kitabımız elest sorusunu hatırlamamızı emredi yor. Evet
bu soru «Ben sizin Rabbiniz değil miyim?» ilâhi sedasıdır.
Böylesine açık bir soruya nasıl olur da «Belî (evet) Rab-
bimizsin» denmez ve neden o muhteşem sahne ha tırlanmaz?
İnsanın bu dünyadaki en büyük gafleti bu soruya dün ya
şartları içinde cevap aramasıdır. Elest meclisi zaman dan önce
yaşandığı için şu anda bile ilâhi suale yaklaşım sağlamak müm-
kündür. Elestin zaman ötesi sırrı da bu dur. Aslında elest bilme-
cesinin özündeki sırrı bulmak ger çek îmana intikaldir. Allah’a
yakınlık ancak enfüsümüzdeki bu sırra ermekle mümkündür.
Her zorlukda olduğu gibi evrenin bu en çetin bilme cesinin
çözümünde de anahtar kâinatın incisi Efendimizdir.
Allah Elest’de:
«Ben sizin Rabbiniz değil miyim?» emrini verince tüm
yaradılmışlar önce şiddetli bir zevke, fakat sonra sıra ile haşyet
ve paniğe kapıldılar. Ve «Evet Rabbimizsin» deme mecali
bulamadılar. Yalnız evrenin benzersiz incisi Efendimiz «Evet
Rabbimizsin» diyerek evreni yok olmaktan kur tardı.

