Page 15 - 9789753811453
P. 15

kelimeler, tek bafl›na de¤il, Allah’a izâfe edilerek kullan›l›r: Resûlullah,
                              Allah’›n  Elçisi gibi. Ayr›ca “er-Resûl”, “en-Nebî” fleklinde harf-i târif ile
                              kullan›lm›flsa, bu takdirde de -bir iki istisnâ d›fl›nda- “Peygamberimiz
                              Hazret-i Muhammed” olarak anlafl›lmaktad›r. Tek bafl›na kullan›ld›¤›nda
                              ise, cümlenin yap›s›na ve ifâdenin ak›fl›na göre, genel anlamlar da tafl›ya-
                              bilir.
                                  Vahiy almak, Peygamber olman›n ilk flart›d›r. Peygamberlik ile vahiy,
                              birbirinden ayr›lmayan ikiz kavramlard›r. Vahiysiz peygamberlik mümkün
                              de¤ildir. Peygamberlik, Allah vergisidir; Allah, diledi¤i kulunu peygam-
                              ber yapar. Çal›fl›p çabalamakla, gayret sarfedip emek harcamakla peygam-
                              berlik makåm›na eriflilemez. Klâsik ifâdesiyle; nübüvvvet, kesbî de¤il,
                              vehbîdir.
                                  Kelime mânâs› dikkate al›nd›¤›nda, vahyin çok genifl bir mânâ  zen-
                              ginli¤ine sahip oldu¤u görülür. Bu kelime; çok sür’atle iflâret etmek, yaz›
                              yazmak, yaz›lm›fl mektup, elçi göndermek, ilhâm, kula¤›na f›s›ldamak, ses
                                                                             (4)
                              ve bir baflkas›na telkîn edilen söz gibi mânâlar tafl›maktad›r  .
                                  Ancak dînî terminolojide kullan›lan vahiy, kelimenin sözlük anlam›-
                              n›n ötesinde olup, “Allah’›n peygamberlerine vahyi” fleklinde anlafl›l›r.
                              Bunun ise hakîkatini, sâdece Allah bilir. Mâhiyetini, vahyi alan peygam-
                              berler anlar. Peygamber d›fl›ndakiler de, onun, ancak tezâhürlerine ak›l er-
                              direbilirler  .
                                       (5)
                                  Vahyin unsurlar›, gelifl flekilleri ve k›s›mlar› ile ilgili olarak Tefsîr,
                              Hadîs ve Kelâm kitaplar›nda çok genifl ayr›nt›l› bilgi bulunmakta ise  de,
                              burada daha genifl bilgi vermekten sarf-› nazar edilmifltir  .
                                                                           (6)
                                                           f
                                                         f f







                              (4)  Bkz. Kåmûs, IV, 1212. Vahyin bu sözlük anlamlar›n›n bir k›sm› Kur’ân-› Kerîm’de
                                  geçmektedir. Bkz. Meryem: 11; Nahl: 68; Mâide: 111; Fuss›let: 12; En‘âm: 112, 122.
                              (5)  Frans›zcada Révélation kelimesiyle karfl›lanan vahiy tâbiri de, “Chose révélée par Di-
                                  eu” (Allah taraf›ndan vahyolunan fley) fleklinde aç›klanm›flt›r.
                              (6)  Vahiy hakk›nda daha genifl bilgi edinmek için bkz. Yaz›r, Hak Dîni Kur’ân Dili, V,
                                  4255-4262; Ahmet Naîm, Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, I, 1-23; Gölcük, Kelâm, s. 287-
                                  291; vahyin felsefî yönden bir de¤erlendirmesi için ayr›ca bkz. Watt, Modern Dünyâ-
                                  da ‹slâm Vahyi, Ankara 1982.

                                                                                       15
   10   11   12   13   14   15   16   17