Page 12 - 9789944938600
P. 12
YEŞİL IŞIK
lerin süslediği bir tabiat harikasında bulunuyordu. Etrafında
tavus kuşları, salına salına dolaşırdı. Tavus kuşlarını seyretmek
insana ayrı bir zevk veriyordu. Bu güzelliği bozmaya henüz
insan elinin zamanı olmamıştı. Bu zengin aile, işte böyle
güzel bir kır evinde yaşıyordu.
Zaten Gare-Loch’a bakan tepenin manzarasına doyum
olmuyordu. Dar bir koyun sağ tarafında İtalya Dükü Argyle’in
muhteşem villası vardı. Villa, Rosenheat Yarımadası'na
kurulmuştur. Karşıdaysa Clyde’in sol kıyısı boyunca uçsuz
bucaksız çimenlikler uzanır ve bu çimenliklerin ortasında
Newmark Şatosu’nun kalıntıları yükselir.
Manzaranın en güzelini seyretmek için, kır evinin kulesine
çıkmak gerekirdi. Kare şeklindeki kuleye, üç tarafı izleyebilen
gözcü kuleleri inşa edilmişti. Dördüncü köşeye ise sekizgen
biçiminde bir kulecik oturtulmuştu. Bu kulede bir bayrak
sürekli dalgalanırdı.
Bayan Campbell, bu kuleye çıkar, saatlerce düş kurardı.
Burası onun sığınağıydı. Bu kulede okur, yazar ve uyurdu.
Hizmetçilerden çoğu, ta küçük yaşlardan beri Campbell
ailesinin hizmetindeydiler. O yörede kahya kadınlarına
“anne” derlerdi. Kahya kadın Elisabeth de bu annelerdendi
ve belinde taşıdığı kırk yedi anahtarın sayısı kadar bu ailenin
yanında yaşamıştı. Yani tam kırk yedi yıldır Campbellara
hizmet ediyordu.
Ev kadınlığına diyecek yoktu. Uysallığı ve çalışkanlığı
sayesinde bu büyük evi kolayca çekip çeviriyordu. Melville
kardeşleri büyütmüş olduğunu söylese de Sam ve Sib on-
dan yaşça büyüktüler. Bununla birlikte Bayan Campbell’a
gerçekten annelik yapmıştı.
11

