Page 9 - 9789944938600
P. 9
JULES VERNE
İskoçya’nın yüksek tepelerini hatırlatıyordu. Birbirlerine
bakmasalar da kollarıyla dokunuşları, ara sıra el sıkışları,
konuşmalarını daha sıcak ve akıcı kılıyordu.
Birden şatonun kapısı açıldı. Hızlı yürümekten yanak-
ları pembeleşmiş ve soluk soluğa kalmış genç kız, salonun
eşiğinde belirdi. Elinde katlanmış bir gazete tutuyordu.
Dayılarına doğru yöneldi. Her ikisini de kucaklayarak birer
öpücük kondurdu:
– Merhaba Sam dayı.
– Merhaba kızım.
– Sib dayı nasıl?
– Çok iyi!
Sam:
– Helena, seninle biraz konuşmak istiyoruz, dedi.
– Hangi konuda konuşacaksınız bakalım, dedi Helena.
Yine bir şeyler planlıyor olmalısınız.
Bir Sam’e bir Sib’e bakarak konuşuyordu.
– Bay Aristobulas Ursiclos’u hatırlıyor musun?
– Evet.
– Ondan hoşlanıyor musun?
– Neden hoşlanmayayım Sam dayı?
– Demek onu seviyorsun?
– Bunu neden soruyorsunuz?
8

