Page 48 -
P. 48
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“Evet öyle. Üç çift çizmem vardı, yeni aldığım kahverengi,
eski siyah çizmelerim, bugün de siyah çizmenin tekini aldılar.
Şimdi anladınız mı? Öyle bakıp duracağınıza bir şey söyleyin!”
Telaş içinde bir Alman garson ortaya çıktı.
“Üzgünüm efendim. Bütün oteli aradım ama bulamadım.”
“Çizme, ya akşam olmadan hemen bulunur. Ya da otel
müdürüne çıkıp, hemen oteli terk edeceğimi bildiririm.”
“Sinirlenmeyin efendim, çizmenizi mutlaka bulacağız.”
“Hemen bulun, yoksa bunun hesabını kötü verirsiniz, hır-
sızların serbestçe dolaştığı bu otelde başka bir şey kaybetmeye
niyetim yok. Neyse, Bay Holmes, böyle önemsiz bir konuyla
sizi karşıladığım için özür dilerim.”
“Önemsiz olduğunu sanmıyorum.”
“Çok ciddiye aldınız galiba?”
“Evet. Peki, siz bunu nasıl açıklıyorsunuz?”
“Açıklamaya kalkıştığım yok. Sadece başıma gelen garip bir
olay olduğunu biliyorum.”
“En garibi olabilir?” dedi Holmes endişeli bir tavırla.
“Siz ne düşünüyorsunuz?”
“Bir şey anladığımı söyleyemem. İşiniz oldukça karışık Sir
Henry. Amcanızın ölümünü de işin içine katarsak, uğraşmış
olduğum önemli beş yüz olayın içinde, sizinki kadar sır dolu
olanına rastlamadım. Ama elimizde çeşitli ipuçları var; birin-
den biri eninde sonunda bizi gerçeğe götürecektir. Yanlış ipi
çekebiliriz ama sonunda doğru olan ipliği mutlaka buluruz.”
Güzel bir öğle yemeği yedik, yemek süresince bir araya
gelmemize neden olan konu hakkında hiç konuşmadık.
Sonra da salona geçtik. Holmes, Baskerville’e son kararını
sordu.
48
48

