Page 45 -
P. 45

.     ..    .
                                                     -
                     basker    ville'lerin k   opegi
                     baskerville'lerin kopegi
              “Bunları tek tek dolaşacaksın.”
              “Peki efendim.”
              “Önce dışardaki kapıcıya bir şilin vereceksin. İşte sana yirmi
           üç şilin.”
              “Evet efendim.”
              “Çöp sepetine bakmak istediğini söyleyeceksin. Önemli
           bir telgrafın kaybolduğunu, aramak istediğini söyleyeceksin,
           anladın mı?”
              “Evet efendim.”
              “Ama asıl aradığın şey, Times’ın orta sayfası, orası burası
           makasla kesilmiş delikli bir sayfa. İşte Times’ın bir nüshası.
           Sayfa da şu. Kolayca bulabilirsin, değil mi?”
              “Evet efendim.”
              “Her seferinde dışardaki kapıcı, salona bakan çocuğu çağıra-
           cak, ona da bir şilin vereceksin. Yirmi üç şilin daha sana. Derken
           yirmi üç otelin yirmisinden çöplerin yakıldığını ya da atıldığını
           duyacaksın. Üçündeyse seni bir kâğıt yığını başına götürecekler,
           sen de orada Times’ın bu sayfasını arayacaksın. Beklenmedik
           bir şey olursa diye sana on şilin daha. Sonucu bana akşam
           olmadan telgrafla bildir, Baker Street’e. Şimdi geriye, telgrafla
           2704 numaralı arabayı ve arabacıyı bulmamız kalıyor, Watson.
           Sonra da Bond Street’in resim galerilerinden birine girer, yemek
           saatine kadar vakit geçiririz.”
















                                                              45
                                                              45
   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50