Page 53 -
P. 53

.     ..    .
                                                     -
                     basker    ville'lerin k   opegi
                     baskerville'lerin kopegi
              “Bana sürekli haber gönderirsin.” dedi Holmes. “Bir şeyler
           olursa, nasıl davranman gerektiğini sana bildiririm. Herhâlde
           cumartesiye kadar her şey hazır olur.”
              “Senin için uygun mu Watson?”
              “Evet.”
              “O hâlde cumartesi günü, Paddington’dan on buçukta kalkan
           trende buluşuruz. Bir terslik olursa sana bildiririm.”
              Tam ayrılmak üzereydik ki Baskerville bir zafer çığlığı attı,
           odanın bir köşesine yönelerek, eğildi ve bir dolabın altından
           kahverengi bir çizme çıkardı.
              “Kaybolan çizmem!” diye bağırdı.
              “Bütün meselelerimiz böyle kolayca çözülseydi ne iyi olur-
           du!” dedi Sherlock Holmes.
              “Ama bu çok garip.” dedi Doktor Mortimer. “Öğle yemeğin-
           den önce odada aramadığım yer kalmamıştı.”
              “Ben de her yeri aramıştım.” dedi Baskerville. “Aramadığım
           köşe bucak kalmamıştı.”
              “Bu yüzden çizmenin odada olmadığından eminim.”
              “O hâlde biz yemekteyken garson oraya koymuş olmalı.”
           dedi Doktor Mortimer.
              Alman garson hemen çağrıldı ama hiçbir şeyden haberi
           olmadığını söyledi. Soruşturmadan bir sonuç çıkmadı. Sürekli
           birbirini izleyen bu anlamsız ve küçük esrarengiz olaylar zinci-
           rine biri daha eklenmişti. Sir Charles’ın ölümü hakkındaki ilginç
           hikâyeyi bir yana bırakacak olursak, iki gün içinde anlamsız bir
           dizi olay meydana gelmişti: Önce matbaa harfleriyle düzenlen-
           miş bir mektup geliyor, sonra arabadaki kara sakallı casus, yeni
           kahverengi çizmenin tekinin kaybolması, eski siyah çizmenin
           kaybolması, şimdi de yeni kahverengi çizmenin tekrar odaya
           bırakılması. Holmes, Baker Street’e doğru yol alırken, arabanın
           içinde susmuş oturuyordu. Çatık kaşlarından ve düşünceli


                                                              53
                                                              53
   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   58